YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5871
KARAR NO : 2015/11822
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2014 tarih ve 2013/101-2014/222 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalı …. vekili Av…. ve davalı … ve … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili, müvekkilinin yargılamanın yenilenmesi istenilen dosyanın davacısı olan …’den alacaklı olduğunu, borcun kaynağını anılan dosyada davalı olan …’ın davacı şirketin yetkilisi olduğu dönemde keşide ettiği bonoların oluşturduğunu, müvekkilince borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleştiğini ve borçlunun taşınmazının satışı aşamasına gelindiğini, bunun üzerine borçlu şirketin müvekkiline karşı menfi tespit davaları açtığını, bu davalarda lehine delil teşkil etmesi için de yargılamanın yenilenmesine konu davanın açıldığını, söz konusu dosyada şirketin yönetim kurulu ile genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine ve müvekkiline ciro edilen bono nedeniyle şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bu kararın tarafların hilesi ile elde edildiğini, zira dosya davalısının karar düzeltme talebinden feragat ettiği gibi genel kurul kararının iptaline dair taraflar arasında görülen ve işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil eden … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/32-167 Esas Karar sayılı kararının yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmadığını, bu hususların hilenin varlığını gösterdiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
Yargılamanın yenilenmesi istenilen dosyada davacılar vekili, dosyanın tarafı olmayan üçüncü kişinin yargılamanın yenilenmesini isteyemeyeceğini, üçüncü kişinin ileri sürdüğü hususların da asılsız olduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir.
Yargılamanın yenilenmesi istenilen dosyada davalı, talebe cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi istenilen dosyada davacı olan şirketten alacaklı bulunduğunu ileri süren 3. kişinin HMK’nun 376. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesini talep edebileceği, talepte bulunanın iddiasını hile olgusuna dayandırdığı, her ne kadar söz konusu dosyada davalının kesin hüküm teşkil eden Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/32-167 Esas Karar sayılı kararını yargılamanın hiçbir aşamasında savunmadığı belirtilmiş ise de Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada verilen kararın taraflara tebliğ edilerek kesinleştirilmediği, dolayısıyla kesin hüküm oluşturmasının söz konusu olmadığı, ayrıca anılan davada işbu davanın davacıları yönünden esasa ilişkin bir karar verilmeyip davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu durumda davacıların yeniden dava açmalarının mümkün olduğu gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi uyarınca haklarındaki ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. ve 5. bentlerinin hükümden çıkarılarak yerlerine “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2 maddesi uyarınca 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” bendinin yazılmasına, kararın bu şekilde davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.