YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27
KARAR NO : 2015/10123
KARAR TARİHİ : 09.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… isimli iş yerini işletmekte olan sanığın, 2008 yılı içerisinde katılandan, satmış olduğu otomobil karşılığında almış olduğu 2.750 TL bedelli olan senet üzerinde tahrifat yaparak “2.750 TL’nin önüne (1) rakamını, ikibinyediyüzelli’nin önüne ise (On) yazısını eklemesi suretiyle ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edildiği şekilde oluşturduğu sahte senedi tahsil amacıyla … Bankası Derince Şubesine ibraz etmesi şeklinde gerçekleştirdiği anlatılan eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1.h maddesinde düzenlenen ”Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişinin ticari faaliyetleri sırasında işlediği dolandırıcılık” ve aynı kanunun 204/1 maddesinde tanımlanan ”resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturabileceği ve bu suçlara ilişkin davaya bakma, delilleri takdir etme ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.