Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7171 E. 2015/874 K. 21.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7171
KARAR NO : 2015/874
KARAR TARİHİ : 21.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Avukat …’ın yanında çalışan ve icra takip işleri yapan sanık …’in 14 adet tebligat zarfları üzerine daha önce kullanılmış, posta pulları üzerindeki iptal kaşesini silerek yapıştırmak suretiyle postaya verdiği durumun ptt çalışanları tarafından fark edildiği somut olayda; icra takip dosyasını ve tebligatları hazırlayanın tanık Av. … olduğu, sanığın suça konu tebligat evrakını hazırlama yetkisi ve görevinin olmadığı, kaldı ki … İcra Müdürlüğü nezdinde takibi başlatan vekilin de Av. … olduğu,
hukuki sorumluluğun tanığa ait olduğu, sanığın sadece resmi sıfatı olmaksızın emaneti 2. icra müdürlüğüne teslim eden kişi olduğu, ayrıca sanığın tebligat evrakına bu posta pullarını yapıştırdığına dair mahkumiyete yetecek kesin açık ve inandırıcı herhangi bir delilin de bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.