Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/29575 E. 2014/23502 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29575
KARAR NO : 2014/23502
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2012 tarihli ve 2011/188 esas, 2012/68 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 12/09/2013 tarihli, 2011/188 esas, 2012/68 sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Bakanlığınca verilen 18.07.2014 gün ve 14884/49656 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2014 gün ve 2014/282588 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Dosya kapsamına göre, fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, hırsızlık suçundan belirlenen 6 ay 20 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında,
2- Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hükme göre, mahkemenin duruşma açarak sanığın hukukî durumunu değerlendirmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, 24.02.2012 tarihli kararla, hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, deneme süresi içerisinde, 01.06.2012 tarihinde kasten işlediği yeni suçtan dolayı … Sulh Ceza Mahkemesinin 25.06.2013 gün ve 2012/206, 2013/42 sayılı temyiz edilmeden 10.07.2013 günü kesinleşen hükmü ile mahkumiyetine karar verilip, açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden mahkemesine ihbarda bulunulması üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesince, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde inceleme ile 12.09.2013 tarihli ek kararla hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasa’nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında, duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesinin ana çizgileriyle anlatılacağı, 2. fıkrasında, hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresinin bildirileceği, 4. fıkrasında ise hüküm fıkrasının herkes tarafından ayakta dinleneceği düzenlenmiştir.
Açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayıp, infaza elverişli hüküm niteliğini kazanacağından, 5271 Sayılı Yasa’nın 231. maddesinin 1 ila 4. fıkralarında öngörülen yöntemin esas alınması suretiyle duruşma açılarak, sanığın çağrılması ve oluşan yeni duruma göre savunmasının tespitinden sonra, hükmün açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmayıp, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkındaki kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesinin 3.fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 12.09.2013 gün ve 2011/188, 2012/68 sayılı ek kararın, Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.