Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/38124 E. 2016/5546 K. 24.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/38124
KARAR NO : 2016/5546
KARAR TARİHİ : 24.03.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 4320 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1-İddianame içeriğinden, davanın, sadece sanığın şikayetçiye gönderdiği mesajlar nedeniyle açıldığının anlaşıldığı, mesaj tespit tutanağı içeriğine göre, sanığın, katılana gönderdiği iletide yer alan “telefonu bir daha meşgule alırsan sana yapacaklarımdan sorumlu değilim, Adanın iyiliğini düşünüyorsan teli aç” şeklindeki sözlerin TCK’nın 106/1. maddesinin son cümlesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi gereği uygulama yapılarak ve ayrıca diğer mesaj içeriğinde herhangi bir suç oluşturan söz bulunmadığı dikkate alınmadan TCK’nın 43/2. maddesinin de uygulanması suretiyle fazla ceza tayini.
2-TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
4-20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08/03/2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14/01/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, anılan Kanunun, 13/1. maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, “fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.” şeklindeki düzenleme ile tedbire muhalefet eyleminin yaptırımının yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi ve görev hususu da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.