YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27187
KARAR NO : 2015/23206
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde 13.08.2014 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin sendikal faaliyet sebebiyle sona erdirildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı PTT vekili husumet itirazında bulunarak davacının … şirketi çalışanı olup feshin de bu şirketçe yapıldığını, davalı … Şirketi ise haberleşme işkolunda örgütlü bulunmayan Nakliyat İş sendikasının davacı adına dava açma yetkisi olmadığını, davacının sırf sendikal tazminat almak için kötüniyetle bu davayı açtığınıbelirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, ispat yükü kendisinde olan davalıların iş akdi feshinin haklı ve geçerli bir nedene dayalı olduğunu ispatlayamadıkları, davacı her ne kadar sendikal nedenle iş akdinin sonlandırıldığını iddia etmiş ise de, davalı iş yerinde faaliyetlerde bulunan sendikalar olduğu ve davacının farklı bir sendikaya üye olmak nedeniyle iş akdinin sonlandırıldığına dair bir kısım telefon mesaj dökümleri dosyaya sunulmuş ise de davacının bu telefon mesajlaşmasını yaptığı kişinin davalı işverenlerin yasal temsile yetkili olduğu delillendirilemediğinden davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının işe iadesi ile 4 aylık işe başlatmama tazminatı, 5 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İş akdinin haklı veya geçerli bir nedenle feshedildiği davalı işverence ispat edilemediğinden davacının işe iadesine ilişkin karar yerinde olup davalıların temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında feshin sendikal nedenlerle yapılıp yapılmadığı hususu tartışmalıdır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. Maddesine göre ise;
(1)İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamaz.
(2)İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır.
(3)İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz.
(4)İşverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir.
(5)Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci Madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21’nci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21’nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
(6)İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
(7)Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur.
(8)Yukarıdaki hükümlere aykırı olan Toplu İş Sözleşmesi ve iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir.
(9)İşçinin iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır”.
Dosya da bulunan sendika üyelik fişinde davacının 21/03/2014 tarihinde Nakliyat İş sendikasına üye olduğu, sendika cevap yazısından 13/02/2014-13/8/2014 tarihleri arası 215 işçinin üyelikten istifa ettirildiğinin bildirildiği, davacı tanık beyanlarında işverenin … Sendikasına bağlı … Sendikasına üye olunmasını istediğini, davacının Nakliyat İş Sendikasından istifa edip … sendikasına geçmediği için işten çıkartıldığını ifade ettikleri, fesihten sonra davacının işe tekrar alınmasını talep ettiği ve … Bölge Müdürü …’nin 0549 781 62 72 nolu telefonuna mesaj attığı, bu telefonun … firması … Bölge Müdürü …’ye ait olduğunun PTT vekilince 09.03.2015 tarihli dilekçede doğrulandığı, mesaj içeriklerinde ise “….’e bağlı taşıma sendikasına üye ol desem yanlış olur mu Ali, Ankara’yı onlar ikna ederler”, devam eden bir başka mesaj kaydında ise “15 kişi daha var çıkarın yazısı gelen konuş onlarla da mağdur olmasınlar” denildiği, ayrıca fesihten sonra işçilere gönderilen duyuruda … Sendikasına e-devlet şifresiyle nasıl başvurulacağı belirtilerek “Nisan 2015 tarihi itibarıyle taşeron çalışanlarda azaltma olacak, yuarıdaki işlemleri yapmayanlar mağdur olabilir muhakkak işlemi yapınız” şeklinde uyarı bulunduğu, bu nedenle feshin davacının işverenin desteklediği sendikaya geçmemesi nedeniyle yapıldığı ve sendikal nedene dayandığı anlaşılmakla sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup davacı temyizi yerindedir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının … Işyerine İŞE İADESİNE,
3-6356 sayılı Yasanın 25/5.fıkrası uyarınca davacının işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile tazminat tutarının işçinin 1 yıllık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 27,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubuyla bakiye 2,50 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.’ye göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 370,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından varsa artan miktarının ilgili tarafa iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalılarca temyiz harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.11. 2015 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.