Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/16511 E. 2016/9803 K. 13.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16511
KARAR NO : 2016/9803
KARAR TARİHİ : 13.06.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
: 2-… Vek.Av. …

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.01.2010-15.08.2012 tarihleri arasında geçen ve Kurum tarafından iptal edilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 10/01/2010-15/08/2012 tarihleri arasında geçen ve davalı Kurum tarafından gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığından iptal edilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıya ait hizmet cetvelinde 1.11.2011-31.5.2012 tarihleri arasında dava dışı ne ait sicil sayılı işyerinde geçen hizmetlerin Kurum’a bildirildiği, davalı Kurum tarafından sayılı raporla söz konusu işyerinden bildirilen hizmetlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığından iptaline karar verildiği, davalı işyerinin 06/06/2006-31/12/2006 tarihleri arasında fason konfeksiyon dikimi faaliyetinden dolayı vergi kaydının bulunduğu, fiili adreste bulunmaması nedeniyle 31/12/2006 tarihinde re’sen terkin işleminin yapıldığı, ayrıca davalı işyerine ait Kurum’da herhangi bir işyeri tescil dosyasının bulunmadığı, davalı işyerinin mülkiyetinin 31/01/2006 tarihinden itibaren dava dışı ait olduğu ve mükellef tarafından 05.06.2006 tarihinde kiralandığının tespit edildiği, dava dışı adına sicil numarası ile adresinde tekstil konfeksiyon imalatı ve toptan satışı faaliyetinden dolayı 20.03.2006 tarihinden itibaren yasa kapsamına alındığı ve ve işyeri dosyasında davalı … ait taşeron olarak faaliyette bulunduğuna ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, dava dışı ait ihtilaf konusu dönem bordrolarının getirtildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu , duruşmalarda davacı, davalı tanıkları ile kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda Mahkemece tekstil faaliyetinin yürütüldüğü davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığının araştırılmadığı, davacı gibi hizmetleri dava dışı üzerinden Kurum’a bildirilen ve bu hizmetleri iptal edilen tanık beyanlarının esas alınarak sonuca gidildiği ve bu şekilde fiili çalışmanın yöntemince ispat edilmediği anlaşılmakla Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hüküm hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığını araştırmaya yönelik olarak, bulunması halinde işyeri ile ilgili olarak düzenlenen kira kontratını getirtmek, davalı işyerine ait belirtilen adreste bulunan doğalgaz, elektrik, su, telefon abonelik kayıtlarını ve davalı işyerinin çalışma izni ve ruhsatını ilgili belediye ile diğer birimlerden sorarak tespit etmek, tekstil atölyesi olarak faaliyette bulunan davalı … ve adrese göre işyeri ile ilgi olarak meslek kuruluşları nezdinde herhangi bir kaydın bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia olunan hizmetleri ile ilgili olarak tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle dava dışı ünvanlı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirterek bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davalının dava dışı ünvanlı işyerinin taşeronu olarak faaliyet gösterip göstermediğini, davacının bu işyerinde çalışıp çalışmadığını araştırmak, bunun için davacının çalıştığını iddia ettiği adreste Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit olunan kayıtlı çalışanları yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve davalı işyeri vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …’a iadesine 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.