Danıştay Kararı 7. Daire 2018/1450 E. 2021/5592 K. 14.12.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/1450 E.  ,  2021/5592 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1450
Karar No : 2021/5592

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … no’lu TIR karnesi muhteviyatı eşyaya isabet eden gümrük, katma değer ve ilave gümrük vergilerinin kefil kuruluş sıfatıyla davacıdan istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, dava konusu TIR Karnesi muhteviyatı eşyanın eksik olduğunun görülmesi üzerine karne hamili … unvanlı firmaya yazı yazılarak eksikliğin izahının istenildiği, eksiklik 3 ay içinde izah edilmeyince eksik çıkan eşyaya isabet eden vergilerin karne hamili şirketten istenilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine davacı kefil kuruluş hakkında dava konusu işlem ile söz konusu vergilerin talep edildiği, davalı Kurumun 09/01/2017 tarihli ara kararına verdiği cevaptan, … numaralı TIR Karnesi ile ilgili asıl sorumlu karne hamili firmanın itirazının reddine ilişkin kararın firmaya tebliğ edildiği, bu firma tarafından başkaca bir girişimde bulunulmadığı, TIR Karnesi kapsamı eşyanın Erenköy Tasfiye İşletmesi Müdürlüğü kaçak eşya ambarında teslim alındığı ve halen muhafaza edildiğinin anlaşıldığı, davacı adına kefil kuruluş olması nedeniyle dava konusu ek tahakkuk kararının alındığı görülmekle birlikte dava konusu vergilerin kefil kuruluştan istenmeden önce asıl sorumlu şirketten tahsili yoluna gidilmesinin gerektiği, bu durumda, asıl borçlu şirket nezdinde takip yolları tüketilmeden davacı adına alınan ek tahakkuk kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, ithal edilen eşyanın TIR karnesiyle Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemlerini gerçekleştirerek transit rejime tabi tutan idarenin Gürbulak Gümrük Müdürlüğü olduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu eşyayla ilgili olarak işlem tesis edilmesine anılan Müdürlüğün yetkili olduğu, eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi işlemlerinin yapılması amacıyla sevk edildiği Halkalı Gümrük Müdürlüğünce işlem tesis edilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık; işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Gümrük kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrası ;
2. a) “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını;
b) “Giriş gümrük idaresi” deyimi, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği ve risk analizine dayalı giriş kontrolüne tabi tutularak geciktirilmeksizin sevk işlemlerinin yapıldığı gümrük idaresini;
c) “Çıkış gümrük idaresi” deyimi, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmeden önce sunulmasının gerekli olduğu ve çıkış işlemlerinin tamamlanması ile ilgili gümrük kontrolleri ve risk analizine dayalı kontrollere tabi tutulduğu gümrük idaresini;
12. bendi: “Gümrük gözetimi” deyimi, gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere gümrük idareleri tarafından genel olarak uygulanan işlemler;
Olarak tanımlanmıştır.
4458 sayılı kanunun 36. maddesinde Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın, girişinden itibaren gümrük gözetimine tabi olduğu, Bunların, yürürlükteki hükümlere uygun olarak gümrük idareleri tarafından denetleneceği, aynı Kanunun 84. madde ve devamında transit rejim hükümleri düzenlenmekle Genel Hükümler başlıklı 84. maddesinin 4. bend a) “Transit rejimine tabi tutulan eşya ve gerekli belgeler, rejimi düzenleyen hükümlere uygun olarak varış gümrük idaresine sunulduğunda, transit rejimi sona ereceği, b) bendinde Hareket gümrük idaresindeki bilgi ve belgeler ile varış gümrük idaresindeki bilgi ve belgelerin karşılaştırılması sonucunda, transit rejiminin usulüne uygun olarak sonlandırıldığının belirlenmesi halinde rejimin ibra edileceği,”
Gümrük gözetimi; boyunca yetkili ve görevli idarelerin ayrıca belirleneceğine dair kanunun 91. maddesi; “Türkiye Gümrük Bölgesinde karayolu ile transit eşya taşıyan taşıtların transit süreleri, izleyecekleri yollar, kontrol noktaları ve konaklama yerleri ile ilgili olarak düzenlemeler yapmaya Müsteşarlığın yetkili olduğu,. 87 .maddesinde Transit rejiminin işleyişine ilişkin usul ve esaslar ile istisnaların yönetmelikle belirleneceği, düzenlemeleri ile sürecin işleyişini kurala bağlamış, maddi olayın oluş şekil ve durumuna göre yetkili ve görevli idarenin değişken olabileceğını kabul etmiştir. yönetmelik hükümlerinin maddi olayın özelliğine göre ilgili idarelerin görev ve yetkilerinin belirlenmiş olduğu görülmekle, görev ve yetki birbirini var eden düzenlemeler olup, idarelere verilen görevler aynı zamanda yetkili idareyi de belirlemektedir. Kanunun ve yönetmeliğin bütününe bakıldığında genel olarak yetkili idareyi giriş veya çıkış gümrük idaresi olarak belirlemediği aksine yönetmeliğin 244. maddede tahsilat işlemlerinin ilgili idare tarafından yapılacağını düzenlemekle gümrük gözetimi altında olan rejimin ihlalini tespit eden idare olacağı anlaşılmaktadır. Kanunun 183. maddesi Vergiyi doğuran olayın gümrük yükümlülüğünün ihlal eden olayın tesbiti ile başlayacağı kanunun açık hükmü gereği olmakla, kanun ve yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden kanunun yetkili idareyi coğrafi sınırlar ile belirlemediğinden çıkış gümrük idaresinin yetkisiz idare olduğuna karar verilemeyecektir.
Doktrinde ; “idare hukuku ilkelerine göre yönetimin ve kamu görevlilerinin yetkileri önceden yasalarla belirtilmiştir kamu hukukunda yetki özel hukuktakinin tersine bir yükümlülük ifade eder görev niteliği de taşır. bu nedenle yetki daima yasal bir dayanağa önceden yayınlanmış bir hukuk kuralına gerek gösterir kamu düzeni ile ilgili olan yetki kuralları genişletici bicimde yorumlanıp uygulanamaz ( idari yargılama usulü Ş,Gözübüyük) “olarak değerlendirilmektedir.
Dosya kapsamında “giriş gümrük” idaresinin gümrük vergilerini tahsil görevi olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi aksine ihlal ile başlayan gümrük yükümlülüğü tesbit eden idarinin görev ve sorumluluğunda olacağı tabii olmakla “İdarenin bütünlüğü” ilkesi, gereğince aynı teşkilat ve yapılanma içinde bulunan gümrük müdürlüklerinin maddi olay ve tespitlerini somut olarak ortaya koymak kaydıyla kanun ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda işlem tesis etmeleri görev ve yetkileri gereği olduğu izahtan varestedir. İdarenin bütünlüğü ilkesi Anayasada belirlenmiş olmakla bütünlüğü sağlayan müesseselerden biri merkezi denetim olup, idarenin bütünlüğü merkezin denetimi ve gözetimiyle yaşama geçirilmektedir. Genel yönetimin taşra örgütlenmesi üzerindeki denetimi “hiyerarşik” denetim yolu ile sağlanmaktadır. 4458 sayılı Kanunun tanımlar başlığı ile “gümrük idarelerinin” tanımı da merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını kapsadığını belirtmiş olmakla işlemin esasının incelenmek üzere bozulması oyu ile Dairemiz kararına katılmıyorum.