Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2745 E. , 2021/6252 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2745
Karar No : 2021/6252
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMLERİN_KONUSU :…İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesi’nin 13/11/2017 tarih ve E:2014/721, K:2017/4791 sayılı kararının; davacı tarafından gerekçesi ve davalı idare lehine hükmolunan vekalet ücreti yönünden değerlendirme yapılması yönlerinden, davalı idare tarafından esası yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 18/04/2012 tarihinde kendisini savcı ve polis olarak tanıtan kişilerin telefonla arayarak, kimlik bilgilerinin ve telefonlarının bir çete tarafından kullanıldığı ve adına kredi talebinde bulunulduğu, çete üyelerinin suç üstü yakalanabilmeleri için anılan krediyi onaylaması gerektiğini ifade etmeleri üzerine … Adliyesi’ne giden davacı tarafından, adliye polis noktasında görevli polis memuru eşliğinde bankaya giderek kredi başvurusunu sonuçlandırdığı, olayın dolandırıcılık olduğunu sonradan öğrenmesi üzerine, uğradığı zararın meydana gelmesinde davalı idare ajanının, dolayısıyla da davalı idarenin kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı öne sürülen zararlara karşılık 69.949,70 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dolandırıcılık fiilini işleyen şahısların ağır kusurunun olduğu, olayda adı geçen polis memurunun kusurunun, davalı idareyi tazminle sorumlu tutmayı haklı kılacak mahiyette olmadığı, üçüncü kişilerin ağır kusurunun, idari eylem ile zarar arasındaki nedensellik bağını kestiği ve davalı idarenin tazmin sorumluluğu için gerekli şartların tümünün birden somut olayda gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule aykırı bulunmuş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR_DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI :Davalı idare tarafından, olayın üçüncü kişinin ve zarar görenin kusurlu eylemleri sonucu meydana geldiği ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. Davacı tarafından, bozma kararının netice itibariyle doğru olduğu, gerekçesinde müterafik kusurunun bulunduğu yönünde değerlendirme yapılması ve davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine yönünden değerlendirme yapılmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY_TETKİK_HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının kararın düzeltilmesi isteminin vekalet ücreti yönünden, davalı idarenin kararın düzletilmesi isteminin esas yönünden kabulüne karar verilerek İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının Kararın Düzeltilmesi İsteminin İncelenmesi
Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davacının kararın düzeltilmesi dilekçesinde vekalet ücreti dışında öne sürülen hususlar anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Davacının Vekalet Ücretine İlişkin Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde reddedilen maddi tazminat nedeniyle hükmedilen nispi vekalet ücreti yönününden ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan bu yönden uyuşmazlık yeniden incelendi:
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, reddedilen maddi tazminat miktarı için davalı idare lehine temyize konu Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; davalı idare lehine Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat istemi yönünden 660,00 TL, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.645,98 TL nisbi vekalet ücreti ” ibaresinin “reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden maktu olarak belirlenen 660,00 TL vekalet ücreti” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Davalı İdarenin Kararın Düzeltilmesi İsteminin İncelenmesi
Davalı idarenin kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile uyuşmazlık yeniden incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının kararın düzeltilmesi isteminin vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer yönlerden reddine,
2. Davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin kabulüne, Danıştay Onuncu Dairesi’nin 13/11/2017 tarih ve E:2014/721, K:2017/4791 sayılı kararı kaldırılarak … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/12/2021 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulamaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Uyuşmazlıkta; davacının kararın düzeltilmesi isteminin vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer yönlerden reddine katılmakla birlikte, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla bu yönden Daire kararına katılmıyoruz.
(XX)-KARŞI OY :
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davacının maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden “Kararın bozulması” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasındaki, temyiz incelemesi sonunda düzeltilmesi mümkün karardaki maddi yanlışlık kapsamında bulunmayıp; anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.