Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10186 E. 2014/16350 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10186
KARAR NO : 2014/16350
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2012/507-2013/246

Taraflar arasında görülen tespit, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, mirasbırakanın evlenmeden önceki soyadının tespit ve nüfus kaydına tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesi uyarınca tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkin olduğu, bu tür davaların Tapu Müdürlüğü hasım gösterilerek açılması gerektiği, nüfus kaydının düzeltilmesi talebi ile açılmasının usule uygun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davacıların eldeki davada Nüfus Müdürlüğü’ne husumet yöneltmek suretiyle; mirasbırakanları H.. D..’in 86 parsel sayılı taşınmazdaki 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, ancak taşınmazların Hatice Alaplı adına kayıtlı olması nedeniyle bu yönde kayıt getirmeden işlem yapılamayacağının bildirildiğini, “Alaplı” nın mirasbırakanın evlenmeden önceki soyadı olduğunu, mirasbırakanın koca hanesine naklen geldiği yerin ve evlenmeden önceki bilgilerinin nüfus kayıtlarına ulaşılamadığını ileri sürerek, mirasbırakanları H.. D..’in evlenmeden önceki soyadının (kızlık soyadının) “ olduğunun tespiti ve nüfus kayıtlarına kızlık soyadının “olarak yazılmasına karar verilmesini isteğiyle eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince, davanın Nüfus Müdürlüğü’ne husumet yöneltilerek açılmış olması, davacıların miras bırakanları ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğunun tespiti yönünde bir taleplerinin bulunmaması, dava dilekçesinde açıkça mirasbırakanlarının kızlık soyadının tespiti ve bunun nüfus kayıtlarına tescilinin talep edildiği gözetildiğinde, hukuki nitelendirmede hata yapılarak yazılı gerekçelerle davanın ret edilmesi isabetsizdir.
Hâl böyle olunca, davacıların talepleri gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı hukuki nitelendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.