Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10164 E. 2014/17087 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10164
KARAR NO : 2014/17087
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2011/316-2013/187

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği değerden reddedilerek gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kadastrodan önceki hakka dayalı olarak açıldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 48 ve 261 parsel sayılı taşınmazların 1967 yılında yapılan kadastro çalışması ile zilyetliğe dayalı olarak “Hasan oğlu İ.. D..” adına tespit edildiği, kadastro tespit tutanağının 24.2.1968 tarihinde kesinleşerek “Hasan oğlu İ..D..” adına kayıt oluştuğu, 261 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 10.10.2007 tarihinde idari yoldan yapılan düzeltme ile davalıların murisi olan “Hasan oğlu İsmail H.. A..” adına tescil edildiği ve intikalen davalılar adına tescilinden sonra aynı tarihte dava dışı kişilere satış suretiyle temlik edildiği, “Hasan oğlu İ.. D..”ın mirasçıları olan davacıların davalıların murisi adına oluşan kaydın yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtıkları, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Daire’nin 02.06.2011 tarihli ve 2011/5671 Esas, 2011/6655 sayılı kararı ile, taraf teşkili tamamlanmadığı gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda davanın kadastro tespitinden önceki hukuki sebeplere dayalı olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinin içeriği ve özellikle iddianın ileri sürülüş biçiminden; tespit maliki olarak gösterilen “Hasan oğlu İ.. D..” adında bir kişinin bulunmadığı, bu kaydın davacıların murisi “Hasan oğlu İ.. D..” adına oluşması gerekirken hatalı şekilde tutulduğu ve esasen kadastro tespit malikinin kendi mirasbırakanları olduğu da iddia edilerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Böylesine bir iddianın kadastro tespitinden sonraki nedenlere dayalı olduğu ve kadastro tespitinden önceki nedenlerle açılan davalarda uygulama yeri bulunan 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenmiş hak düşürücü sürenin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların göstermiş olduğu tüm deliller eksiksiz toplanması, işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.