Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/20202 E. 2014/18975 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20202
KARAR NO : 2014/18975
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ : ÇEŞME SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2014
NUMARASI : 2013/143-2014/49

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 437, 515 ve 884 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında davacının mirasbırakanlarının kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı saptanmak suretiyle davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak, bilindiği üzere; nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, tapu malikinin davacının murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; çekişmeli 437 ve 515 parsel sayılı taşınmazlarda kayden paydaş olan “Fatma”‘nın Soyadı Kanunundan önce öldüğü, dolayısı ile soyadının bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, çoğun içerisinde az da vardır kuralı gereğince, anılan taşınmazlarda paydaş olan “F.” ile davacının mirasbırakanı “….. T.C. kimlik numaralı Y. ve A. kızı F.”‘nın aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere soyadının tapu kayıtlarına ilave edilmesi şeklinde kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.