Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/11603 E. 2014/14875 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11603
KARAR NO : 2014/14875
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2012/391-2013/167

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu .. ada .. parsel sayılı taşınmazdaki 11 nolu bağımsız bölümü Vakıfbank’tan çektiği 150.000,00 TL kredinin teminatı olarak davalıya aralarında yaptıkları anlaşma doğrultusunda temlik ettiğini, kredi borcunun ödenmesinden sonra taşınmazın iadesinin kararlaştırıldığını, kredi borcunun ödenmesi için iki parça taşınmazını davalıya devrettiği halde taşınmazın iadesinin yapılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, mahkemece, iddianın yazılı belge ile ispat edilemediği, teklif edilen yemini davalının eda ettiği, kredi borçlarını davalının ödediği gerekçesiyle 29.05.2013 tarihinde davanın esastan reddine karar verildiği, davacının 17.06.2013 tarihinde davadan feragat ettiğine dair dilekçeyi mahkemeye sunduğu, ardından 04.07.2013 tarihinde ise hükmü temyiz etmesi üzerine Dairece feragat doğrultusunda karar verilmek üzere 18.02.2014 tarihinde dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, anılan karar üzerine mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunun üzerine davacı, 27.03.2014 tarihli temyiz dilekçesi ile, davalının bu davadaki zararını karşılayacağı beyanı üzerine 17.06.2013 tarihinde feragat dilekçesini verdiğini, ancak sözünde durmayarak davacının kendisini ikinci kez dolandırdığını, iradesini fesada uğratarak feragati temin ettiğini, feragatın gerçek iradeyi yansıtmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez ( rücu edemez); feragat ile bağlıdır.
Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsad eden bir nedenle malül olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye talep hakkı bahşedeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan; diğer maddi hukuk işlemlerinde olduğu gibi hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatın feshi (iptali) için dava açılabileceği gibi feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğu aynı davada da savunma yoluyla ileri sürebilir.
O halde, davacının feragatin hile ile alındığı iddiasının ön mesele olarak incelenip, davadan feragatin davalının hilesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; davacının feragat beyanının gerçek iradesini yansıtıp- yansıtmadığının, feragatin hileye dayalı olup olmadığının, davadan feragat için bir sebebin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, bu konuda taraf delillerinin toplanması, ortaya çıkacak sonuca göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları belirtilen sebeplerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.