YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11731
KARAR NO : 2014/14586
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
MAHKEMESİ : İSKENDERUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2013
NUMARASI : 2011/724-2013/94
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Suriye uyruklu M. kızı Sıdıka’nın kayden paydaşı olduğu ve 1062 sayılı Yasa uyarınca el konulan 532 parsel sayılı taşınmaza davalının yapılanmak suretiyle haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, ”…niza konusu taşınmazda dava tarihine göre hiçbir yasal hakkı bulunmayan kişi hakkında mahkemece kurulan hüküm kural olarak doğrudur. Ancak, davalının karardan sonra 24.6.2010 tarihinde çekişme konusu taşınmazda pay satın almak suretiyle paydaş olduğu görülmektedir. Bu durumda davanın, paydaşın paydaşa karşı açtığı elatmanın önlenmesi davasına dönüştüğü kabul edilmeli, çekişme TMK’nun paylı mülkiyet hükümleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulmalıdır. …paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK’nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir. Hal böyle olunca, değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ‘ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
– -KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak ve özellikle; paylı mülkiyet üzere kayıtlı olan çekişme konusu taşınmazda davalının da paydaş olduğu, S. U. M. kızı S.’nın payına karşılık olarak zeminde kullanabileceği az ya da çok bir yerin bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş olması bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.