Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/7193 E. 2014/8320 K. 22.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7193
KARAR NO : 2014/8320
KARAR TARİHİ : 22.04.2014

MAHKEMESİ : MADEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2011/246-2012/80

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 22.04.2014 Salı günü saat 9.15 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi …raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 65.353,07 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından; “hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz bulunarak, objektif esasları ve somut dayanakları gösterilmek suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gerektiğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak, yeniden yargılama yapılmış ve 68.516,37 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; davacı taraf ecrimisil davalarında dönemsel faize karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmü faiz başlangıç tarihi bakımından ( bu hususa hasren ) düzeltilerek onanması isteği ile temyiz etmiştir. Gerçekten de, talep bulunması halinde ecrimisle ilişkin davalarda her dönem için belirlenen ecrimisile dönem sonlarından itibaren tahakkuk edecek şekilde faize karar verilmesi gerekeceği açıktır.
Ne var ki; bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozma sebeplerinin kapsamı dışında kalan kısımlar yönünden taraflar lehine usûli kazanılmış hak meydana gelir. Eldeki davada da, davacı taraf ilk hükmü aynı hususa hasren temyiz etmiş, ancak ilgili Dairece bu husus bozma kararının kapsamı dışında tutulduğu gibi, davacıların bu yöne değinen karar düzeltme istekleri de 3. Hukuk Dairesinin 06.12.2011 tarihli ve 2011/17194 E.- 2011/19752 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu durumda, hükmedilen faizin başlangıç tarihi bakımından davalı yararına usûli kazanılmış hak doğduğundan, mahkemece hüküm altına alınan ecrimisile dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş olmasında açıklanan nedenden ötürü bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafın temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince; hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca, dava konusu taşınmazların ecrimisil istenilen dönemde kamulaştırma yapılmaksızın davacı idareye ait baraj suları altında kaldığı saptanmak ve taşınmazların Alacayakaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/ 7 D.İş sayılı tespit dosyası ile baraj suları altında kalmadan önceki nitelikleri ile üzerinde bulunan ağaçların cinsi ve yaşı esas alınarak gelir yöntemine uygun olarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle ecrimisile karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı idare vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; bozma kararından önceki ilk hükümde mahkemece 65.353,07 TL ecrimisile karar verilmiş olup, yukarıda da açıklandığı üzere bu karar davacılar tarafından sadece hüküm altına alınan faizin başlangıç tarihi yönünden temyiz edilmiştir. Bu durumda, ilk kararda hüküm altına alınan tutarın ( 65.353,07 TL) davacılar tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle, bu miktar bakımından da davalı yararına usûli kazanılmış hak doğmuştur. Bozma kararından sonra, artık bu miktardan daha fazlasına karar vermek olanaklı değildir.
O hâlde, mahkemece 65.353,07 TL ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, davalı yararına gerçekleşen kazanılmış hakkın gözetilmemesi ve yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de; bozma kararı sonrası alınan 22.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek ecrimisilin tutarı 66.692,37 TL olarak saptanmasına karşın, neye göre belirlendiği açıklanmaksızın 68.516,37 TL ye hükmedilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararın başlığında maddi hata sonucu iki davacının taraf olarak gösterilmemiş olması da doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’ nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.