Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/13046 E. 2014/1925 K. 28.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13046
KARAR NO : 2014/1925
KARAR TARİHİ : 28.01.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/106370
MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2009
NUMARASI : 2009/470 (E) ve 2009/590 (K)
SANIK : U.. K.., K.. A..
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Polis memurları tarafından düzenlenen 16.05.2009 tarihli tutanakta, “Haber merkezinin Bade Sokakta hırsızlık amaçlı şahıslar olduğunu bildirmesi üzerine belirtilen adrese gidildiğinde, ara sokaklarda yapılan kontrollerde şüpheli iki şahsa rastlandığı, dur ikazına rağmen durmayarak kaçtıkları ve kovalamaca sonucu yakınana ait eşyalarla birlikte yakalandıklarının….” bildirilmesi, kesintisiz takibin bulunmaması karşısında; hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıkların adli sicil kayıtlarındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, çalınan eşyaların polis tarafından iade edilmiş olması nedeniyle giderilebilecek maddi bir zararın bulunmaması, konut dokunulmazlığını bozma suçunun ise zarar doğurmaya elverişli suçlardan bulunmaması, hükümde sanıkların duruşmalardaki tutum ve davranışları ile kişiliklerine ilişkin olumsuz bir değerlendirmenin yapılmamış olması karşısında; hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5237 Sayılı TCK’nın 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında; sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci fıkrasında yazılı tüm hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yalnızca “53/1-a ve b maddelerindeki güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına” karar verilmesi,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Sayılı CMK’nın 326/2.maddesi uyarınca sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden birlikte tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bir ve iki numaralı bozma nedenleri yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.