YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3274
KARAR NO : 2010/4688
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/128165
MAHKEMESİ : (KARS) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 25/12/2006 – 262/269
SUÇ : Kasten öldürme
M.. A..’nu kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar A.. Ö.. ile M.. K.., A.. Ş..’ı yaralamaktan sanık M.. K..’nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (KARS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/12/2006 gün ve 262/269 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık Mücahit müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Mücahit hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanık Arif hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunduğundan, 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin yasal olarak uygulanması olanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
2-A) Sanık Arif hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın üzerine yüklenen ve sabit görülen suçun mahkemece tespit olunan niteliğine ve temas ettiği maddelerdeki cezanın üst sınırına göre, suç tarihi olan 17/03/2000 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresi geçtiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu suç yönünden sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCY’nın 102/4,104/2.maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca (DÜŞMESİNE);
B) Sanık Mücahit hakkında kasten insan öldürmeye teşebbüs, sanık Arif hakkında Asli faili belli olmayacak şekilde öldürmeye teşebbüs ve sanık Memet hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda; olaydan hemen sonra alınan savunmalarında sanık Mücahit’in, kendisinin havaya ve araca doğru ateş ettiğini, sanıklar Memet ve Arif’in ise, üzerlerine yüklenen suçları kabul etmediklerini, Mücahit’in ateş ettiğini belirtmeleri karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152.maddelerine aykırı davranılması;
b) Sanık Memet hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 22/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
22/06/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M.. K.. müdafii Avukat S.G..’in yokluğunda 24/06/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.