Danıştay Kararı 4. Daire 2017/106 E. 2021/8136 K. 08.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/106 E.  ,  2021/8136 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/106
Karar No : 2021/8136

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
2- … Elektrik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına sahte fatura kullanıldığından bahisle 2012/3,4,5,6,7,10,12 dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirkete uyuşmazlık konusu faturaları düzenleyen Avcılar Vergi Dairesi mükellefi … ve Tuna Vergi Dairesi mükellefi … Elekt. Yapı Malz. ve Petr.Ürn.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda kayıtlı katma değer vergilerinin indirimlerden çıkarılması suretiyle tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, Tuna Vergi Dairesi mükellefi … Yapı Malz. Kimy. Mad. ve Nakl.San.Ltd.Şti. tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda kayıtlı katma değer vergilerinin indirimlerden çıkarılması suretiyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde, davalı idarece tekerrüre dayanak olarak 2009/3 dönemi katma değer vergisine ait vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin gösterildiği, söz konusu ihbarnamenin 15.12.2014 tarihinde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleştiğinin belirtildiği anlaşılmakla, tekerrür için kesinleşmeyi izleyen yıldan itibaren işlenmiş bir fiilin mevcut olması gerektiğinden tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Sahte fatura düzenlediği iddia olunan firmalardan yapılan alımların gerçek olduğu, ödemelerini banka ve çek kanalıyla gerçekleştirdiği, dava konusu işlemin yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan tanzim edilen ve somut verilere dayanmayan vergi inceleme raporuna istinaden tesis edildiği, ayrıca sahte fatura düzenlediği iddia edilen firma hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunun kendilerine tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, işlemin yasal ve hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Temyiz konusu kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına ve 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davacının kararın davanın reddine ilişkin kısmına dair temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen Mahkeme kararının bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, dava konusu cezalı tarhiyatın … Yapı Malz. Kimy. Mad. ve Nakl.San.Ltd.Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan bölümüne ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Tuna Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Yapı Malz.Kmy.Mad. ve Nakl.San.Ltd.Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden; 05/02/2007 tarihinde Bayrampaşa Vergi Dairesinden nakil olarak … Mahallesi … Sokak No:… adresinde “tekstil takımları toptan ticareti ve oto kiralama” işi işe iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 08/10/2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan ile şirket ünvanının … Yapı Malz.Kmy.Mad. ve Nakl.San.Ltd.Şti. olarak değiştiği, şirket ortaklarının hisselerinin tamamını … ‘ya devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve … şirket müdürü olarak atandığı, 18/01/2013 tarihinde … ait hisselerin tamamını … devrettiği ve bu kişinin şirket müdürü olduğu, 22/04/2013 tarihli yoklamada mükellef kurumun açık olduğu ancak yetkili veya işçinin bulunmadığı, herhangi bir ticari emtianun bulunmadığı, sadece büro donanımının bulunduğu, defter belge isteme yazısının şirket müdürü … tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmediği, 2012 Kurumlar Vergisi beyannamesinde 42.126,14-TL kar beyan ettiği, 2012 ve 2013 dönemlerine ait muhtasar beyannamelerinde işçi beyanında bulunmadığı, yapılan sorgulamada 21.976,00-TL vergi borcu bulunduğunun tespit edildiği, 2012 yılında 26.919.803,92-TL, 2013 yılında ise 13.861.905,55-TL katma değer vergisi beyan ettiği, 2012 takvim yılı Ba tablosunun tetkikinde mal alışlarının tamamının SMİYB düzenleyen firmalardan olduğu, 2013 takvim yılında Ba formunun bildirilmediği, 2012 takvim yılında toplam 359.214-TL’lik alım yaptığı bunun karşılığında 32.197.251-TL’lik satış yaptığı, 2013 takvim yılında ise Ba Formunu boş verdiği ve Bs formunda 15.403.334-TL’lik satış yaptığını beyan ettiği, şirket hisselerinin … ‘ya devrinden itibaren net bir şekilde toplam tahakkuk beyanlarının arttığı, şirketin sonradan devredildiği … ‘ın ortak olduğu ve yöneticilik yaptığı şirketler hakkında olumsuz tespitler olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; anılan mükellefin Ba/Bs formlarının uyumsuz olduğu, alım yapılan firmalar hakkında olumsuzlukların bulunduğu, belirtilen ciroları yapacak ticari organizasyonunun (şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle davacı şirket adına yapılan tarhiyatın … Yapı Malz. Kimy. Mad. ve Nakl.San.Ltd.Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık görülmediğinden kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının redde ilişkin kısmı ve vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, dava konusu tarhiyatın … Yapı Malz. Kimy. Mad. ve Nakl.San.Ltd.Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Temyiz giderlerinin istemde bulunan tarafların üzerine bırakılmasına,
6.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.