YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/38449
KARAR NO : 2012/42694
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/87150
MAHKEMESİ : İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2008
NUMARASI : 2007/2077 (E) ve 2008/1525 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığa ait evde kiracı olarak oturan katılanın, sanığın evi boşaltması yönündeki isteğine rağmen evde kalmaya devam etmesi üzerine, sanığın İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne başvurup aboneliğinin bulunduğu su sayacının sökülmesini talep ettiği, belediyeden yetkililerin gelip su sayacını söktükleri olayda, 5237 Sayılı TCK’nın 123.maddesinde “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması” biçiminde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, somut olayda sanığın, sırf katılanın huzur ve sükununu bozmak için ısrarla hukuka aykırı herhangi bir davranışının tespit edilemediği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre katılanın, sanığa yüklenen suçtan doğan maddi bir zararının belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile
hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “katılanın zararının karşılamadığı” biçimindeki yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.