Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/25291 E. 2012/13175 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/25291
KARAR NO : 2012/13175
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

Tebliğname No : 2 – 2008/253929
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2008
NUMARASI : 2007/486 (E) ve 2008/99 (K)
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Dosya içeriğine ve anlatımlara göre, katılanın ve tanık A. K.’un beyanları dışında sanığın katılana hakaret ettiğine ve katılanı yaraladığına dair delil bulunmadığı ve bu beyanlarda da yaralamaya yönelik eylemin ve söylenen hakaret sözlerinin ne olduğu tam olarak anlaşılamadığı, söylenen sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığına yönelik saldırı niteliğinde olduğuna dair deliller ile sanığın katılanı yaraladığına yönelik delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında katılana karşı hakaret ve yaralama suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
II- Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Sanığın mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları, cezanın sanık üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak cezasında 1/6 oranında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar, aynı kanun maddesinin 1. fıkrasındaki diğer haklarından yoksun bırakılma güvenlik tedbirlerinin ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden ve güvenlik tedbirinin süresi belirtilmeden,sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesindeki haklarından yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi
zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen yaralama ve hakaret suçlarından doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı ve adli sicil kaydındaki sabıkalarının silinme koşulları oluştuğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “sanığın daha önce sabıkasının olması ve tazmin yükümlülüğünün yerine gelmemesi” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 Sayılı TCK.nun 51.maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesinin gerektiği ve silinme koşulları oluşan sabıkaların da ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden, “sanığın daha önce sabıkalı olması dikkate alındığında cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.