Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/11463 E. 2012/47581 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11463
KARAR NO : 2012/47581
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

Tebliğname No : 6 – 2009/233861
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2009
NUMARASI : 2008/117 (E) ve 2009/238 (K)
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 35/2 maddesinin aynı yasanın 143.maddesinden önce uygulanması suretiyle 61.maddeye muhalefet edilmesi sonuç cezayı etkilemediğinden bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, müştekinin aracı içerisinden çaldığı çantası sanıktan alınarak müştekiye iade edildiği, ancak 5237 sayılı TCK.nun 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için rızai iadenin olması gerektiği, somut olayda rızai iade bulunmadığından belirtilen maddenin uygulama olanağı yok ise de, iddianamede 168/1 maddesinin sanık hakkında uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK.nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hırsızlık suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı , çalınan eşyaların müştekiye iade edildiği ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “…müştekinin zararının karşılanmaması ve sanığın bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkemeye tam bir kanaat gelmemesi …” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,O yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.