Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/36773 E. 2012/42288 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/36773
KARAR NO : 2012/42288
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

Tebliğname No : 2 – 2009/86161
MAHKEMESİ : Tekman Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2009
NUMARASI : 2008/45 (E) ve 2009/4 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanık savunmalarında ısrarla atılı suçu işlemediğini, suça konu hattı kendisinin kullanmadığını temyiz dilekçesinde de suça konu telefon hattını 2007 yılında aldığını ve bir ay kadar kullandıktan sonra kırıp attığını beyan ettiğinden, söz konusu telefon numarasının yeniden sanığa veya bir başkasına verilip verilmediğini Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’den sorulmadan ve 2007-2008 yıllarında bu hattın sanığın savunmasında ifade ettiği gibi kullanıp kullanılmadığını tespite yönelik olarak konuşma dökümleri getirtilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı anlaşılmakla adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “müştekinin zararının karşılanmaması ve sanığın suçunu kabul etmemesi” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
Sanığın telefonla attığı mesajların içerikleri itibariyle eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 105/1.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken oluşa uygun olmayacak şekilde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.