Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/7024 E. , 2021/5936 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/7024
Karar No : 2021/5936
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … İnşaat Sanayi ve Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, … İlçesi hudutları dahilinde … sayılı ruhsatla II (a) grubu maden ocağı işleten davacının ruhsat sahasında yapılan mahallinde tetkikler üzerine 2005-2012 yılları için devlet hakkı payı istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Mülga … Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile; dava konusu devlet hakları hesaplanırken davacı şirkete ait defter ve belgeler ile rödevansçı firmalara ait defter ve belgeler arasında karşıt inceleme yapılmak suretiyle devlet haklarının hesaplanması gerekirken böyle bir usul uygulanmaksızın hesaplanan 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin devlet hakkı paylarında hukuka uyarlık, davacının beyanı ve Kocaeli İl Ticaret Odasında alınan görüş doğrultusunda belirlenen 2010 yılı ocak başı satış fiyatı esas alınarak hesaplanan 2010 yılı devlet hakkı paylarında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2011 ve 2012 yılları devlet hakkı paylarına ilişkin kısımlarının iptaline, 2010 yılı devlet hakkı paylarına ilişkin kısmı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı vekilince, davalı idarece Kocaeli ili 2010 yılı II(a) grubu ocak başı satış fiyatının hangi kritere göre belirlendiğinin açık olmadığı ve piyasa gerçeklerinden uzak olduğu, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın ilan edilen ocak başı satış fiyatları esas alınarak tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından ise; dava konusu işlemin 2005,2006,2007,2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak devlet hakkının rödövansçıların mali kayıtları esas alınarak hesaplandığı, dava konusu işlemin 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olarak ise devlet hakkının Kocaeli İli için ilan edilen fiyatlar esas alınarak hesaplandığı, devlet hakkı kayıplarını engellemek amacıyla tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekilince temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 2005,2006,2007,2008,2009,2011 ve 2012 yılı devlet hakkına ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından ise temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 2010 yılı devlet hakkına ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 2011 ve 2012 yılları devlet hakkına yönelik kısmının bozulması, 2005,2006 ve 2007 yıllarına ilişkin kısmının zamanaşımı nedeniyle gerekçeli onanması, dava konusu işlemin 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin usul ve yasaya uygun olan kısmının onanması, davacının temyiz isteminin ise reddedilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 2010 yılı devlet hakkına ilişkin usul ve yasaya uygun olan kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 703 sayılı K.H.K. ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kocaeli İli, … İlçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan … sayılı ruhsatla II (a) grubu maden (kalker) işletme ruhsatlı sahada, yapılan tetkik üzerine devlet hakkının eksik ödendiğinden bahisle davacıdan 2005-2012 yılları için devlet hakkı payı istenilmesine ilişkin 06/11/2014 tarih ve 353963 sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işlem tesis edilmiş olup, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Devlet Hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Mülga Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 4. maddesinin (j) bendinde de, maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunun “Devlet hakkı” başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, “(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/8.mad.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır
….
(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır.
….
Devlet hakkı ve özel idare payı, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılır. …
Süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkına, tahakkuk ettirilmesi gereken ayın son gününden tahakkuk ettirildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Nitekim bu durum 6592 sayılı Yasa ile Maden Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, “Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir.” denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur.
Ayrıca, mevzuatta devlet hakkının, ocaktan çıkarılan tüvenan madenin ocak başındaki fiyatından alınması genel kural olarak belirlenmiş olmakla birlikte, I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddeleri için, devlet hakkının hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının, bu madenlerin tüvenan olarak satılması sonucu oluşan fiyatı değil, bunların
boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılması sonucu oluşan fiyat olduğu düzenlemesine yer verilmek suretiyle genel kuraldan ayrı bir düzenlemeye gidilmiştir.
Dava konusu işlemin 2005,2006 ve 2007 yılları devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 102. maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca; vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmeyen amme alacağı zamanaşımına uğramaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemle istenilen 2005, 2006 ve 2007 yıllına ilişkin Devlet hakkının vadesinin sırası ile 30/06/2006, 30/06/2007 ve 30/06/2008 olduğu ve yine sırası ile 01/01/2007, 01/01/2008 ve 1/1/2009 tarihlerinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi (yine sırası ile 31/12/2011, 31/12/2012 ve 31/12/2013) geçtikten sonra tesis edilen 06/11/2014 tarihli işlem ile istenilen 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin Devlet hakkının zaman aşımına uğradığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin 2005, 2006 ve 2007 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden zamanaşımı nedeniyle iptali gerekmekte olup, sonucu itibariyle yerinde bulunan İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının 2005, 2006 ve 2007 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden bu gerekçe ile onanması gerekmektedir.
Dava konusu işlemin 2008, 2009 ve 2010 yılları devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin 2011 ve 2012 yılları devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlem ile eksik ödendiğinden bahisle istenilen 2011 ve
2012 yılları devlet hakkı tutarlarının davalı idarece Kocaeli İli için II(a) grubu kalker 2011 yılı için 6,00 TL/Ton ve 2012 yılı için 7,00 TL/Ton olarak ilan edilen ocak başı satış fiyatının esas alınarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, Kocaeli İli’ne yönelik II(a) kalker ocak başı satış fiyatının 2011 yılı için 6,00 TL/Ton ve 2012 yılı için 7,00 TL/Ton olarak olarak belirlenmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na karşı açılan davada, … İdare Mahkemesince … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiş ise de, Dairemizin 02/12/2012 tarih ve E:2017/6618, K:2021/5935 sayılı kararı ile temyize konu anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı idarece hukuka uygun olarak belirlenen ve Kocaeli İli’ne yönelik II(a) grubu kalker 2011 yılı için 6,00 TL/Ton ve 2012 yılı için 7,00 TL/Ton olarak ilan edilen ocak başı satış fiyatının esas alınarak hesaplanan ve dava konusu işlem ile istenilen 2011 ve 2012 yılları devlet hakkında hukuka aykırılık, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının temyiz isteminin ise reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin 2005,2006,2007 yılları devlet hakkına ilişkin kısmının yukarıda yer alan GEREKÇE İLE ONANMASINA, dava konusu işlemin 2008,2009 ve 2010 yılları devlet hakkına ilişkin kısmının ONANMASINA, dava konusu işlemin 2011 ve 2012 yılları devlet hakkına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.