Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/323 E. , 2021/5890 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/323
Karar No : 2021/5890
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Kaymakamlığı
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Dava konusu işlemin; göreve iade isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden verilen süre ret kararının onanması; diğer kısımlarına ilişkin verilen süre ret kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Şırnak ili, … İlçesinde geçici köy korucusu olarak 1 yıl görev yaptıktan sonra 1999 yılında disiplin hükmü uygulanarak görevine son verilen davacı tarafından; göreve iade edilmesi, aksi halde aylık bağlanması ya da tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … gün ve … sayılı Kaymakamlık işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dava konusu olayda; 03.08.1998 tarihinden itibaren geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının, disiplin nedeniyle 22.09.1999 tarihli Vali Olurlu işlem ile görevine son verildiği, bu işlemin tesis ve icra edildiği tarihten uzunca bir süre geçtikten sonra; davacı tarafından, 18.03.2015 tarihinden itibaren dava açma süresi olan altmış gün içinde dava açılması veya dava açma süresi içerisinde 11. madde kapsamında idareye başvurularak idarece cevap verilmesi veya verilmemesi durumuna göre öngörülen süreler içinde dava açılması gerekirken, görevine son verilmesi işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle görevinin sona erdirilmesi kararının düzeltilerek göreve yeniden başlamasının sağlanması, aksi durumda tarafına aylık bağlanması veya görev yaptığı süre boyunca ilgili tazminatın hesaplanarak tarafına ödenmesi istemiyle 18.03.2015 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun ve bu başvuru üzerine idarece tesis edilen işlemin dava açma süresini canlandırmayacağı; öte yandan; davacı tarafından başvuru dilekçesinde, görevinin sona erdirilmesine ilişkin kararın düzeltilerek göreve yeniden başlamasının sağlanması isteminin yanında yer verilen; tarafına aylık bağlanması veya görev yaptığı süre boyunca ilgili tazminatın hesaplanarak tarafına ödenmesi istemlerinin, hukuka aykırı olarak görevine son verilmesi iddiasından kaynaklandığı ve göreve son verme işleminin düzeltilmesi talebine dayandığının da açık olduğu; bu durumda; süre aşımı bulunan davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının; işlemin, göreve iade isteminin reddine ilişkin kısmı hakkında;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın anılan kısmının onanması gerekmektedir.
Mahkeme kararının; işlemin, davacıya aylık bağlanması veya görev yaptığı süreye ilişkin tazminat ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmı hakkında;
442 sayılı Köy Kanunu’nun 74. maddesinde, belli koşullar sebebiyle geçici köy korucusu görevlendirileceği hüküm altına alınmış; 27.05.2007 tarihli Ek-18. maddesinde ise; geçici köy korucularının görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller ile eğitim ve denetimlerine ilişkin usul ve esasların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkartılan Yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı Kanun’un 02.06.2007 gününde yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte olan Ek-16 maddesinde; geçici köy korucularından 55 yaşını dolduranların görevle ilişiği kesilir. İlişikleri kesilenlerden on beş yıl veya daha fazla hizmeti olanlara hayatta bulundukları sürece 5.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık kat sayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda SGK ‘ca aylık bağlanır; Ek-17. maddesinde; “55 yaşını doldurup onbeş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olan geçici köy korucularından; sağlık ve idarî nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. 55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılan geçici köy korucularına, hizmet sürelerine bakılmaksızın 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. Tazminat hesabında bir yıldan az olan hizmet süresi bir yıl kabul edilir. Bir tam yılı aşan süreler için; ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süre ile orantılı ödeme yapılır. Vefat eden geçici köy korucularının hak ettiği tazminat kanunî mirasçılarına ödenir. Verilecek tazminat tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Ek 16’ncı madde uyarınca aylık bağlanan veya disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu görevlerine son verilen geçici köy korucularına bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmez, hükmüne yer verilmiş; 12.07.2012 gününde yürürlüğe giren geçici 2. maddesinde de; Ek-17. maddenin yürürlüğe girdiği 02.06.2007 tarihinden önce bu görevi yapanlardan Ek-17. maddede yer alan şartları taşıyanlara, yazılı müracaatları üzerine, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren bu madde hükümlerinin uygulanacağı ancak geçmiş dönemler için bir ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; 02.06.2007 gününde yürürlüğe giren Ek-17. madde uyarınca geçici köy korucularından aylık bağlanma imkanı olmayanlardan kendi isteği ile ayrılanlara, sağlık ve idari nedenlerle görevine son verilenlere tazminat ödeneceği; geçici 2. maddesi uyarınca da 02.06.2007’den önce ayrılanlara da bu hakkın maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tanınacağı; disiplin hükümleri sebebiyle görevine son verilenlere ise belirtilen madde hükmünün uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davacının Ek-16 ve Ek-17. madde ile Geçici 2. madde uyarınca aylık ya da tazminat hakkından yararlandırılması istemi yönünden tesis edilen işlem hakkında göreve son işlemine bağlı olduğu gerekçesiyle süre ret kararı verilmiş ise de; gerek Ek-16 ve Ek-17. madde ile getirilen haklar gerekse Geçici 2. madde ile tanınan hakların göreve son işleminin tarihi ile bağlı kalınmaksızın, bu maddelerin yürürlük tarihi itibariyle hak tanındığı görülmekle, söz konusu düzenlemeler esas alınarak yapılan başvurunun göreve son işleminden ayrı olarak değerlendirileceği ve bu istemlere ilişkin Yasada süre sınırlandırmasının olmaması nedeniyle süre aşımından söz edilemeyeceği açıktır.
Bu itibarla; davacının aylık bağlanma veya tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin esasına ilişkin olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılarak şartları taşıyıp taşımamasına göre karar verilmesi gerektiğinden, davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle esasının incelenmemesine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; temyize konu kararın; işlemin göreve iade isteminin reddine dair kısmının onanmasına; aylık ve tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.