Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1903 E. , 2021/6012 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1903
Karar No : 2021/6012
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Yapı Denetim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının asıl borçlu şirkette 11/05/2012 tarihine kadar kanuni temsilcilik görevinde bulunduğu, bu görevi sona erdikten sonra asıl borçlu şirket tarafından, uyuşmazlık konusu ödeme emirlerine konu vergiler de dahil mevcut tüm kesinleşmiş vergi borçlarının 28/06/2018 tarihli dilekçe ile 7143 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilerek yapılandırma talebinde bulunulduğundan ve davacının temsil yetkisi sona erdikten sonra 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak yeni bir tutar, mahiyet ve vade kazanan bu borçtan sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığından, sırf borcun ait olduğu dönemde temsile yetkili kılındığından bahisle adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi borçlarının yapılandırılmasıyla, birlikte eski borcun sona erdiği kabul edilse dahi, taraflar arasındaki borç ilişkisi varlığını koruyacağından, eski borçlular yeni borçtan da sorumlu olmaya devam edeceği, yapılandırılan borcun hiç ödenmemesi durumunda, yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilerek eski duruma dönüleceğinden, yeni bir işleme gerek kalmaksızın takibatın kaldığı yerden devam edeceği, dava konusu ödeme emirlerinin 2012/Mart ve önceki dönemlere ait olarak doğan ve ödemesi gereken şirket borçlarına ilişkin kısımları yönünden; asıl borçlu şirket adına düzenlenip usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emirlerine rağmen borcun ödenmediği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı dört adet motorlu araç bulunduğu, ancak bu araçlardan üç tanesinin üzerinde SGK’nun haczi bulunduğundan davalı idarece satılamadığı, kalan bir aracın değerinin de çok düşük olduğu ve bu durumda, kamu alacağının tahsiline yetecek herhangi bir mal varlığı bulunmadığının anlaşıldığı, asıl amme borçlusu şirket adına usule uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştirilen ve şirket tarafından vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili için ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığından ödeme emrinin 2012/Mart ve önceki dönemlere ait kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına davanın bu kısım yönünden reddine; dava konusu ödeme emirlerinde yer alan 2012/Nisan-Haziran, 2012/Ocak-Aralık, 2012/Nisan,Mayıs dönemlerine ilişkin borçlar yönünden, anılan borçların, davacının esas amme borçlusu şirketin kanuni temsilciliğinden ayrıldığı dönemden sonra doğan ve ödenmesi gereken borçlar olduğu, söz konusu borçlardan sorumlu tutularak takip edilmesinin 213 sayılı Yasa’nın ilgili 10. maddesine aykırı olduğundan bu kısım yönünden davanın kabulü yönünde verilen kararda sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının asıl borçlu şirketin hem kurucu ortağı hemde kanuni temsilcisi olduğu, ticaret sicil gazetesine yapılan ilan ile 11/05/2012 tarihi itibarıyla şirket ortaklığından ayrılarak şirketi temsil yetkisinin iptal edildiği, kanuni temsilcisi olduğu şirketin 2011 ve 2012 yıllarına ait amme alacaklarının ödenmemesi üzerine davacının sorumlu olduğu dönemlere ilişkin olarak davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının ilgili amme alacaklarının ödenmesinden sorumlu olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Yapı Denetim Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …-…-…-… sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinde, (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, kanuni temsilcisi olduğu … Yapı Denetim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrine konu borçların şirket tarafından, davacının kanuni temsilcilik görevinin sona ermesinden sonra 28/06/2018 tarihinde 7143 sayılı Yasa uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu ve borcun yapılandırılarak yeni bir mahiyet kazandığı görülmüştür.
7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru üzerine söz konusu vergi borçlarının yeniden yapılandırılması halinde anılan Kanun hükümleri ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, 7143 sayılı Kanuna göre belirlenecek ödenmeyen tutarların takip ve tahsil edilebilmesi için öncelikle şirket adına ödeme emri düzenlenmesi, buna rağmen amme alacağının tahsil imkanının kalmadığının saptanması durumunda, sözü edilen Kanundan yararlanılması sırasında şirketi temsile yetkili olan kanuni temsilciye gidilmesi gerektiğinden, oluşan yeni hukuki duruma göre davacı adına düzenlenen ödeme emrinin takibine devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf istemini gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.