Danıştay Kararı 9. Daire 2018/7678 E. 2021/6009 K. 02.12.2021 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2018/7678 E.  ,  2021/6009 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/7678
Karar No : 2021/6009

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Akaryakıt Dayanıklı Tüketim Maddeleri Taşımacılık Ağaç Ürünleri Maden Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortğı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 21/03/2013 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, bu tarih itibariyle …’in şirketin %100 hissedarı ve temsilcisinin olduğu, ödeme emrinin içeriğinde yer alan katma değer vergisi ve bu vergilere ait gecikme faizi, vergi ziyaı cezasının, 14/04/2014 tarihinde şirketin işyeri adresinde, sigortalı olarak çalışan personeline tebliğ edilen … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısına istinaden defter belge ibraz etmeme fiilinden kaynaklandığı görüldüğünden, belirtilen tarihlerde davacının şirket ortağı olduğu anlaşılsa da, ödeme emrine konu borçlarla ilgili olarak kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrinde yer alan kamu alacağının davacının şirket ortağı olduğu döneme ait olduğu, borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı bulunmadığından şirketin ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin; asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinden sonraki bir tarihte yapılmasının şirket hakkındaki takip yollarının usulüne uygun tüketilmemesi sonucunu doğurduğundan davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : … Akaryakıt Dayanıklı Tüketim Maddeleri Taşımacılık Ağaç Ürünleri Maden Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortğı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir

İLGİLİ MEVZUAT :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi (7) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde de limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk, tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi, asıl vergi borçlusu hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut bir biçimde ortaya konulması, vergi borcunun şirketten tahsilinin olanaksız olduğunun tespit edilmesi halinde kusursuz sorumlu olan şirket ortağı adına kendi dönemi ile ilgili hissesi oranında doğan borçlara ilişkin şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenleneceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının asıl amme borçlusu … Akar. Taş. Tic. Ltd. Şti’nin 17/10/2006 tarihinden 21/03/2013 tarihine kadar ortağı olduğu, davacının şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra şirket çalışanına 14/04/2014 tarihinde tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısına rağmen istenilen defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporları dayanak alınarak şirket adına re’sen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin amme borçlarına yönelik ihbarnamelerin 03/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelere karşı dava açılmadığı, bu şekilde tahakkuk eden ihbarname içeriği borçların vadesinde ödenmemesi üzerine tahsilini amacıyla şirket hakkında … tarih ve … sayılı ödeme emri düzenlendiği, anılan ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemediği, bunun üzerine ilanen tebliğ edildiği, asıl amme borçlusu şirket nezdinde yapılan takip işlemleri sonucunda kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine amme alacağının şirketin ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta davacının kusurunun olup olmadığına bakılmaksızın, hissedar olmasının, hissesi oranında borçtan sorumlu olması için yeterli olduğu ve kendi dönemi ile hissesi oranında doğan borçtan sorumlu olduğu dikkate alındığında, defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden kaynaklanan dava konusu vergi borçlarından sorumluluğu bulunmakla birlikte, dava dosyası ile Dairemizin E:2018/7801 ve E:2018/7693 sayılı dosyalarında yer alan asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinden sonraki bir tarihte (07/12/2017) yapıldığı görüldüğünden yukarıda açıklanan kanun hükümleri uyarınca, asıl borçlu nezdinde usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilmediği sonucuna varılan amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla hukuka uygundur.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.