Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6923 E. , 2021/6059 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6923
Karar No : 2021/6059
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Turizm Gıda İnşaat Tekstil Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … sayılı ödeme emri bakımından; sehven düzenlendiğinin anlaşılması üzerine idarece iptal edildiğinden, karar verilmesine yer olmadığına; … sayılı ödeme emri bakımından; anılan ödeme emri içeriğindeki alacakların asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullanma nedeniyle 2010 yılına ilişkin düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yapılan cezalı tarhiyatlardan kaynaklandığı, sahte belge kullanma fiili nedeniyle davacı ile davacının, şirketi 2009 yılında devrettiğini söylediği ve 01/02/2010 tarihli vekâletname ile vekil olarak atadığı … hakkında yapılan ceza yargılamasında … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının beraatine, …’nın ise mahkûmiyetine hükmedildiği, bu kararın kesinleştiği, yapılan ceza yargılamasında dosyaya sunulan 26/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda da 2010 ve 2011 yıllarında asıl borçlu şirketin fiili sahip ve yöneticisinin … olduğu ve tüm suç tarihlerine ilişkin cezanın muhatabı olduğu hususlarının belirtildiği görüldüğünden, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan alacakların kaynaklandığı sahte belge kullanma fiilinin, bir başka deyişle vergisel ödevlerin yerine getirilmemesine ilişkin eylemlerin, davacı tarafından değil, … tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında davacının bilgisi dahilinde olmayan sahte belge kullanma fiili nedeniyle ortaya çıkan vergi ve cezalardan asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olarak sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığından, dava konusu ..1 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan mal varlığı araştırması sonucu vergi borçlarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Turizm Gıda İnşaat Tekstil Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borcunun tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; 2. fıkrasında ise yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi ile getirilen sorumluluk hükmü, esas itibarıyla kusur sorumluluğu esaslarına dayanmakla birlikte, madde ile kusur tanımı ve kusurları sebebiyle sorumlu tutulabilecekler bakımından genel kusur sorumluluğu ilkelerinden farklı kurallar öngörülmüştür. Buna göre, anılan madde mucibince şirketten alınamayan vergi borçları, yalnızca kanuni temsilcilerden talep edilebilecektir. Bu durum, vergisel ödevlerin, kanuni temsilciler tarafından yerine getirileceğini öngören 1. fıkra hükmünün zorunlu bir sonucudur.
Bu bakımdan, vergisel ödevlerin yerine getirilmesi görevinin fiilen veya hukuken tanınan bir yetki devri (vekâletname, şirket içi görev paylaşımı vb.) ile başkalarına bırakılmış olması hâlinde, bu ödevlerin yerine getirilmemesi sebebiyle kanuni temsilci sıfatları bulunmadığı hâlde kendisine yetki verilen kişilerin anılan madde kapsamında sorumlu tutulmalarına olanak bulunmadığı gibi ödevleri fiilen kendisi yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin de maddede tanımlanan sorumluluktan kurtulmaları mümkün değildir.
Olayda, davacının; … tarih ve …sayılı ortaklar kurulu kararıyla 15 yıl süre ile şirket müdürlüğüne atanması ve … tarih ve … sayılı ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürlüğü görevine son verilmiş olması nedeniyle, anılan tarihler arasında kanuni temsilci olduğunun tartışmasız olması karşısında, kanuni temsilci olduğu dönemde yerine getirilmeyen vergisel ödevlerden kaynaklanan vergi borçlarının ödenmemesinden sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesince, ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.