DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/475 E. , 2021/2740 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/475
Karar No : 2021/2740
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2016/55101, K:2020/4591 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2016/55101, K:2020/4591 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … esasına kaydedildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş “ByLock Tespit Tutanağı”nın bulunduğu, anılan tutanakta, … Cumhuriyet Başsavcılığınca … tarih ve … sayılı soruşturma kapsamında gönderilen ByLock abone listeleri üzerinde yapılan çalışmalarda davacının … satırlık ByLock abone listesinin … satırında kaydının olduğu, tespit edilen GSM aboneliğinin …, tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının … olduğunun belirtildiği,
Bununla birlikte, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında; davacının … nolu GSM hattı ve … IMEI numaralı telefon üzerinden … tarihleri arasında ByLock server IP’lerinden … numaralı IP ile bağlantı kurduğunun tespit edildiğinin görüldüğü,
Öte yandan, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesi neticesinde; … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … soruşturma sayılı yazılarıyla (o tarihte halen … Adliyesinde bulunan) davacının tutuklanmasının talep edilmesi üzerine … Sulh Ceza Hakimliğince … Değişik İş numaralı dosya kapsamında 21/11/2017 tarihinde müdafi huzurunda SEGBİS sistemiyle alınan sorgusunda:
“17 Kasım 2014’de ByLock programını ismini … olduğunu düşündüğüm, biri kurdu. Ben, bu programı Applestore’dan indirdim. Ancak program açmadı. Bunun üzerine …, ayar yapacağını söyledi, programı şifreyle kurdu. Sana bu program üzerinden dua atarım. Ben, bu programı üç ay süreyle kullandım. Ancak bu program üzerinden kimseyle yazışma yapmadım. Kimseye mesaj çekmedim. Sadece bir kişi bana mesaj gönderiyordu., bu mesajlar günlük köşe yazılarından ve dualardan oluşuyordu. Bu mesajı gönderen kişinin … olduğunu düşünüyorum. Ben, bu örgüte üye olsaydım, HSK seçimleri tarihi olan 10 ekimden önce bu programı bana yüklemeleri gerekirdi, bana program Kasım ayında yüklendi. Ben, bu programın sıkıntılı olabileceğini düşündüğüm için Applestore’dan da programı teyit ettim. Suç olduğunu düşünmüyordum. ByLock üzerinden kimseyle yazışma yapmadım. Emir talimat almadım…” şeklinde beyanda bulunduğu ve ByLock uygulamasını telefonuna yüklediğini (ayrıntılı bir anlatımda bulunarak) ikrar ettiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, HSK seçimleri döneminde örgütün sözde “bağımsız” adayları için oy istediğine ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, anılan Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemelerin; olağanüstü halin gereklerini aşar nitelikte olduğu, süre yönünden herhangi bir belirleme içermediği, etkileri olağanüstü hal sona erdikten sonra da devam edecek şekilde geçici olmayan tasarruflar içerdiği ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, öte yandan, 667 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından otuz günlük süre içinde onaylanmaması nedeniyle 22/08/2016 tarihinde yürürlükten kalktığı, yürürlükten kalkan KHK’ya dayanılarak meslekten çıkarılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 667 sayılı KHK’da Hakimler ve Savcılar Kurulunun hakim ve savcılar hakkında yapacağı soruşturmanın usulüne ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, sadece hakim ve savcılar hakkında meslekten çıkarma cezası verme yetkisinin Genel Kurula devredildiği, buna karşılık davalı idarece, Anayasa ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda öngörülen hakim ve savcılar hakkında yapılacak inceleme ve soruşturma usulüne ilişkin hükümlere riayet edilmeden fişleme listeleri üzerinden suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ihlal edilerek ve savunması alınmadan meslekten çıkarılmasına karar verildiği, meslek hayatı boyunca herhangi bir soruşturma geçirmediği ve herhangi bir yasa dışı oluşumun içinde yer almadığı, FETÖ/PDY veya herhangi bir terör örgütüne üyeliği, irtibatı veya iltisakı bulunmadığı, dava konusu kararda kişiselleştirme yapılmadığı, kararlara dayanak yapılan olay ve eylemlerin kendisi için geçerli olmadığı, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, isnat edilen suçlamanın, ceza hukuku anlamında Türk Ceza Kanunu’nda da müeyyideye bağlandığı gözetildiğinde hakkında yapılan adli soruşturma/kovuşturma sonucunun beklenmesi gerektiği, dava konusu karar ile Anayasa’nın 15., 36., 38., 119., 120, 121., 129., 139., 140. ve 141. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin ihlal edildiği sürülmektdir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/10/2020 tarih ve E:2016/55101, K:2020/4591 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.