DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/821 E. , 2021/2742 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/821
Karar No : 2021/2742
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/6303, K:2020/3872 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2017/6303, K:2020/3872 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğü,
ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”ndan, davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dahil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden,davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, 2007-2008 yıllarından itibaren FETÖ ile bağlantısı bulunan yargı mensuplarının örgüt talimatı doğrultusunda sistematik bir şekilde üye olduğu YARSAV’a, davacının da aynı süreç dâhilinde … üye numarası ile 27/11/2008 tarihinde üyelik kaydı yaptırdığının görüldüğü, davacının YARSAV Derneğine üyelik şeklinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Öte yandan, davacıdan elde edilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda düzenlenen 12/02/2018 tarihli Bilirkişi Raporunda; USB bellek imajı üzerinde yapılan detaylı analizlerde ana dizin içerisinde 2013 tarihli silinmiş 3 adet ve “zzz” isimli klasör içerisinde 3 adet 2014 yılına ait FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Lideri Fetullah Gülen tarafından verilen Bamteli İsimli video ve ses kayıtlarına ulaşıldığı, ana dizin içerisinde 2013 tarihli 3 adet silinmiş pdf belgesi ile “zzz” isimli klasör içerisinde yer alan 2014 tarihli “‘New Microsoft Word Document, docx” isimli Word belgesi içerisinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Lideri Fetullah Gülen isimli şahsa ait 20/06/2014 tarihli “İnanan sarsılsa da devrilmez” başlıklı yazıya ulaşıldığı, ana dizin içerisinde 2013 tarihli silinmiş 6 adet video ve ses ile “zzz” klasörü içerisinde 5 adet 2014 tarihli video ve ses dosyasına ulaşıldığı ve video ve ses içeriklerinin de FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Lideri Fetullah Gülen isimli şahsa ait olduğunun görüldüğü, FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen’e ait video ve ses kayıtları ile yazılı doküman bulunması hususu, davacı hakkında yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği,
Yine davalı idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait hizmet belgesinin incelenmesinden, davacının Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönem olan 28/03/2012 tarihinde HSK Müfettişi olarak atandığı, HSK’da FETÖ/PDY terör örgütünün etkisinin kırılmasından sonra ise 11/03/2014 tarihinde HSK Müfettişliği görevinden alınarak Ereğli (Konya) Cumhuriyet Savcılığına atamasının yapıldığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde HSK Müfettişi olarak görevlendirilmesinin, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 667 sayılı KHK’dan alınan yetkiye dayanılarak ne gibi bir irtibatı olduğu hususu belirtilmeden ve ortaya konulmadan FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı ve irtibatı olduğu iddialarıyla, hiçbir somut delil ve gerekçeye dayanmaksızın, varsayımsal ve afaki nedenler ileri sürülerek meslekten çıkarıldığı, hukuken kabul edilebilir geçerli hiçbir sebebe ve somut delile dayanmaksızın tesis edilen dava konusu kararların Anayasa’da yer alan hukuk devleti ilkesine, temel hakların korunmasına ilişkin maddelerde yer alan düzenlemelere, disiplin soruşturmasına ilişkin yasal mevzuatın tamamına ve AİHS’e açıkça aykırı olduğu, ihraç edilmesine gerekçe gösterilen yapı, oluşum veya gruplarla mensubiyetinin, iltisakının veya irtibatının ne zaman başladığı, nasıl olduğu, bu irtibatın kim tarafından ve ne şekilde devam ettirildiği, iltisak veya irtibatının bulunduğunu gösteren delillerin neler olduğu, söz konusu yapı ya da oluşumla ne gibi bir ilişki içerisinde bulunduğu hususlarının hiçbir şekilde açıklanmadığı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun açık hükümlerine rağmen, herhangi bir soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan dava konusu kararların tesis edildiği, bu yönüyle evrensel hukuk kurallarının ve kaidelerinin açıkça ihlal edildiği, isnad edilen suçun varlığını ispatla yükümlü olan idare tarafından masum olduğunu ispat etme fırsatının dahi verilmediği, Daire kararının eksik inceleme ile verildiği, kararda örgütle irtibak ve iltisaklı olduğu hususuna destekleyici unsur olarak belirtilen durumların gerçeği yansıtmadığı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/09/2020 tarih ve E:2017/6303, K:2020/3872 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.