Danıştay Kararı 5. Daire 2018/5324 E. 2021/4146 K. 29.11.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/5324 E.  ,  2021/4146 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5324
Karar No : 2021/4146

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı / …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Anayasa Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; davalı idare savunmasının ekinde yer alan … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarih ve … Bakanlık Muharebe sayılı yazısı ile Anayasa Mahkemesi Başkanlığı Genel Sekreterliği’ne yazılan yazıda davacının, Fetö/Pdy terör örgütünün gizli iletişim araçlarından olan Bylock programını davacının kullanımında olan telefon hattı üzerinden kullandığı hususunun tespit edildiğinin bildirildiği, bu bildirim sonrasında dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının 31/12/2016 tarihli ifadesinde de anılan telefon hattını yaklaşık 5 yıldır kullandığını beyan ettiği, böylece Fetö/Pdy terör örgütünün gizli iletişim araçlarından olan Bylock programını kendi kullanımında olan telefon hattı üzerinden kullandığının dosyada mevcut belgelerle de sabit olduğu, bu durumda; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesinden, davacı hakkında yapılan Savcılık soruşturması sonucu elde edilen somut deliller, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’nin amacı ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirlere ilişkin 4. maddesi ile getirilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde ve dava konusu işlem bu çerçevede incelendiğinde, hakkındaki soruşturma sonucunda davacının FETÖ/ PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı olduğu yönünde somut tespitlerde bulunulması nedeniyle, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1/g bendi uyarınca ve idarenin genel takdir yetkisi çerçevesinde tesis etmiş olduğu dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tanık olarak dinlenen iş arkadaşlarının somut bir isnadının bulunmadığı, ifadesine başvurulan kişilerin tahminlerine dayanan dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, Bylock kullanıcısı olmadığı, basit excel listelerine dayanan bu iddianın gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte hakkında açılmış herhangi bir ceza davasının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hiçbir terör örgütü veya yasa dışı herhangi bir oluşum ile ilgisinin bulunmadığı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin idareye keyfi yetki tanıması sebebiyle Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile irtibatı, iltisakı, üyeliği veya mensubiyeti olduğu değerlendirilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayı ile kamu görevinden çıkarılacağının öngörüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün irtibat aracı olan Bylock isimli haberleşme programını kullandığının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2016 tarihli yazısı ile idareye bildirildiği, davacının bu yapı ile ilgisi olduğuna dair sosyal çevre bilgisi, tanıkların beyanları ve soruşturma kapsamında diğer kurum ve kuruluşlardan gelen belgeler dikkate alınarak davacının, söz konusu yapı ile kamu görevinde kalmasıyla bağdaşmayacak nitelikte bağı olduğu değerlendirilerek tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının savunmasının alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık itirazı yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:
Anayasa Mahkemesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, Anayasa Mahkemesince oluşturulan komisyonlar tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan rapora istinaden yapılan değerlendirmede Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1-g maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin E:… sayılı dosyasında istinaf incelemesinin devam ettiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin belirlenen süre içerisinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden; re’sen araştırma yetkisine istinaden idari yargı makamlarının, uyuşmazlığın çözümünde iddia ve savunmalarda ortaya konulan maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek söz konusu hususların gerçeğe uygun olup olmadığını saptamak adına maddi delil ve bulguları toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu … tarih ve … sayılı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı işleminde; hakkında soruşturma yürütülen personelin bu yapı ile ilgisi olduğuna dair sosyal çevre bilgisi, tanıkların zaman içinde oluşan ve beyanlarına da yansıyan ortak kanaatleri, yapıyla belli bir tarihe kadar ilişkili olan diğer tanık beyanları, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile Bylock program kayıtlarını içeren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen liste birlikte dikkate alındığında ilgili personelin KHK’nın 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) bendi kapsamında söz konusu yapı ile kamu görevinde kalmasıyla bağdaşmayacak nitelikte bağı olduğu değerlendirilmesine yer verilerek davacının kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun davalı idarece savunma dilekçeleri ekinde İdare Mahkemesine gönderilmediği, İdare Mahkemesince de bu yönde herhangi bir ara karar yapılmadığı görülmekle birlikte, davanın reddine ilişkin gerekçeli karardan da Mahkemece bu rapor temin edilmeden ve davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair diğer deliller araştırılmadan, davacının terör örgütünün gizli iletişim araçlarından olan Bylock programını kendi kullanımında olan telefon hattı üzerinden kullandığının dosyada mevcut belgelerle de sabit olduğu değerlendirmesinin soruşturma sonucunda düzenlenen raporun dava konusu kamu görevinden çıkarma kararına yansıdığı kadarıyla yetinilerek davanın reddi yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu ve ekleri temin edildikten sonra rapordaki tüm bilgi ve belgeler birlikte incelenip değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin dayanağı soruşturma raporu incelenmeksizin ve değerlendirilmeksizin davanın reddi yönünde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması var ise (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) bu soruşturma veya kovuşturmadaki tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirine uymadığından, istemin reddi ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.