DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/905 E. , 2021/2687 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/905
Karar No : 2021/2687
TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) : I-(DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2017/1362, K:2020/3057 sayılı kararının, davacı tarafından incelenmeksizin redde ilişkin kısmının, davalı idare tarafından ise iptal ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatına katılan davacı tarafından, yeterli puanı alamaması ve kadro yetersizliği nedeniyle atanmamasına ilişkin işlem ile anılan tarihler arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavları ve bu sınavlara dayalı atama işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ve Bakanlık Makamının … tarih ve … sayılı onayı ile yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği Mülakat ve Atama Kılavuzunun (2016) iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2017/1362, K:2020/3057 sayılı kararıyla;
2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzunun iptali istemi yönünden;
Dava konusu Kılavuz hakkında açılan başka bir davada; Dairelerinin 10/03/2020 tarih ve E:2019/958, K:2020/1423 sayılı kararı ile; “Dava konusu Kılavuzun yukarıda bahsedilen geçici 12. maddeye dayanılarak çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Anılan geçici 12. maddede, mülakat komisyonunun oluşturulması ile komisyonun çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiş olup, buna göre davalı idarece, Kılavuzla düzenlenebilecek hususlar, yalnızca geçici 12. maddeye göre ataması yapılacaklara ilişkin mülakat komisyonunun oluşturulması ile komisyonun çalışma usul ve esasları ile sınırlı olmalıdır. Bunun dışında kalan konuları Bakanlığın Kılavuzla düzenlemesi olanaklı olmayıp, ancak Yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dava konusu Kılavuzun bir bütün olarak irdelenmesinden, dayanağı Kanun hükmüyle yetki verilmeyen ve ancak yönetmelikle düzenlenmesi mümkün olan bazı kurallara da bünyesinde yer vererek kapsamını aştığı, örneğin, mülakata başvuruya engel halleri düzenlediği anlaşılmaktadır. Belirtilen bu sebep, içeriği itibarıyla, Kılavuzun tamamını hukuka aykırı hale getirir nitelikte olduğundan, davalı idarece Kılavuzun, Kanunda verilen yetkinin kapsamına uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle, 2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzunun tamamının iptaline karar verilmesi nedeniyle, dava konusu Kılavuz hakkında yeniden bir karar verilmesine gerek bulunmadığı;
03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatında davacının yeterli puanı alamaması ve kadro yetersizliği nedeniyle atanmamasına ilişkin işlem ile anılan tarihler arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavlarının iptali istemi yönünden;
Yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan 2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzuna dayalı olarak, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatında davacının yeterli puanı alamaması ve kadro yetersizliği nedeniyle atanmamasına ilişkin işlem ile anılan tarihler arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavlarında hukuka uyarlık görülmediği,
03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakat sınavları sonuçlarına bağlı olarak yapılan atama işlemlerinin iptali istemi yönünden;
03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen mülakat sonuçlarının 24/02/2017 tarihinde ilan edildiği, davacının 73 puan aldığı, ancak kadro yetersizliği nedeniyle atanmaya hak kazanamadığı ve bunun üzerine görülmekte olan davanın 02/03/2017 tarihinde açıldığı; mülakatlarda başarılı olanların atamaları yapılmak üzere, 448 Maarif Müfettişine ve 2 Milli Eğitim Uzmanı/Uzman Yardımcısına ait listenin, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 12. maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğüne gönderildiği; bu durumda, dava konusu atama işlemlerinin dava açma tarihi itibarıyla, henüz tesis edilmemesi sebebiyle ilgilinin hukuksal durumunda değişiklik yapma niteliğinin bulunmadığı ve menfaatini etkilemediği, bu haliyle idari davaya konu edilebilecek nitelikte kesin ve icrai bir işlem olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından davanın bu kısmının incelenemeyeceği,
gerekçesiyle 2016 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat Ve Atama Kılavuzunun iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatında davacının yeterli puanı alamaması ve kadro yetersizliği nedeniyle atanamamasına ilişkin işlem ile anılan tarihler arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavlarının iptaline, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakat sınavları sonuçlarına bağlı olarak yapılan atama işlemlerinin iptali istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakat sınavları sonuçlarına bağlı olarak yapılan atama işlemlerinin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği, bu nedenle davanın anılan kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği, incelenmeksizin ret kararında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin dayanağı olan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 12. maddesinin 09/12/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 09/12/2017 tarihinde yürürlüğünün sona erdiği, bir yıllık sürenin sonunda yeni kadro ihdası yapılmadığı, Kılavuzun açıklayıcı ve yol gösterici hükümler içerdiği, mülakatların ve atamaların hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, ayrıca davacının yaş haddinden emekli olduğu; Daire kararının kısmen iptal, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idareler tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü;
Üye …’in; davacının, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavlarının iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı yönündeki ayrışık oyuna karşılık, davacının ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, temyiz isteminin esastan incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Danıştay İkinci Dairesinin, dava konusu Kılavuzun iptaline yönelik 10/03/2020 tarih ve E:2019/958, K:2020/1423 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/12/2020 tarih ve E:2020/1870, K:2020/2978 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakat sınavları ise … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Danıştay İkinci Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2017/1362, K:2020/3057 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 29/11/2021 tarihinde, davacının atanmamasına ilişkin işlem yönünden oybirliği, diğer kısımlar yönünden oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatına katılan davacı tarafından, yeterli puanı alamaması ve kadro yetersizliği nedeniyle atanmamasına ilişkin işlem ile anılan tarihler arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavları ve bu sınavlara dayalı atama işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ve Bakanlık Makamının … tarih ve … sayılı onayı ile yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği Mülakat ve Atama Kılavuzunun (2016) iptali istemiyle açılmıştır.
03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakat sınavları, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bu nedenle, dava konusu mülakat sınavları yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek olmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile anılan kısım yönünden verilen iptal kararının bozulması gerektiği oyuyla, bu kısma yönelik onama kararına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Dava, 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatına katılan davacı tarafından, yeterli puanı alamaması ve kadro yetersizliği nedeniyle atanmamasına ilişkin işlem ile anılan tarihler arasında gerçekleştirilen tüm mülakat sınavları ve bu sınavlara dayalı atama işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ve Bakanlık Makamının … tarih ve … sayılı onayı ile yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği Mülakat ve Atama Kılavuzunun (2016) iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen mülakat sınavının sonuçlarının 24/02/2017 tarihinde ilan edildiği, davacının 73 puan aldığı, ancak kadro yetersizliği nedeniyle atanmaya hak kazanamadığı ve bunun üzerine görülmekte olan davanın 02/03/2017 tarihinde açıldığı; mülakatlarda başarılı olanların atamaları yapılmak üzere, 448 Maarif Müfettişine ve 2 Milli Eğitim Uzmanı/Uzman Yardımcısına ait listenin, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 12. maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmaktadır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yapılacağı hususu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna göre, idari işlemlerin yargısal denetimi; işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadıkları, diğer bir ifadeyle, bu unsurlar yönünden iptali gerektirecek bir sakatlık taşıyıp taşımadıklarını incelemek suretiyle yapılmakta olup; belirtilen unsurların hukuka uygun olup olmadıklarının tespitinin idari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla yapılması, idari işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla mevzuat hükümlerine göre hukuka uygunluğunun denetlenerek karar verilmesi gerekmektedir.
Buna göre, temyize konu Daire kararında, her ne kadar dava açma tarihi itibarıyla, iptali istenen atama işlemlerinin henüz tesis edilmediği gerekçesiyle anılan işlemler yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de; mülakatta başarılı olanların atanmalarına ilişkin İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğüne gönderilen yazının 21/08/2017 tarihli olduğu ve Dairece incelenmeksizin ret kararı verildiği 20/10/2020 tarihinde bu işlemin yürürlükte olduğu görüldüğünden, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen kılavuza dayalı atama işlemlerinin yargısal denetiminin yapılabilmesinin, dava açma tarihi bakımından bir değerlendirmeye tabi tutulmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan dava konusu atama işlemlerinin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, salt dava açma tarihi itibarıyla henüz tesis edilmemiş olmaları nedeniyle davanın kısmen incelenmeksizin reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, anılan kısma yönelik onama kararına katılmıyoruz.