Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/7902 E. 2010/9046 K. 24.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7902
KARAR NO : 2010/9046
KARAR TARİHİ : 24.03.2010

Tebliğname No : 2 – 2007/135254
MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2007
NUMARASI : 2007/42
SUÇ : Elektrik Hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan duruşmaya,toplanan delillere,mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre,sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-İddianame ile Hasan ve Döndü’den olma 1964 doğumlu K.. A.. hakkında dava açıldığı savunmada bu kimlik altında yapıldığı halde, Hasan ve Ümmühan’dan olma 1964 doğumlu ve 1993 yılında vefat ettiği anlaşılan K.. A..’e ait yanlış nüfus kaydı getirtilerek bu ölen kişi hakkında karar verilmesi suretiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi,
2-5237 sayılı TCY.nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı, 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, “kaçak tutar kesin olarak tespit edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince değerin pek hafif kabul edilmesinde zorunluluk bulunduğu” biçimindeki gerekçe ile şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 145. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3-Gerekçeli kararda Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasına yer verilmemesi suretiyle 5271 Sayılı CMK.nun 230.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendine aykırı davranılması,
4-Kabule göre de; Hakkında dava açılan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları getirtilerek hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.