Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/4988 E. , 2021/5725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4988
Karar No : 2021/5725
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesapları üzerine uygulanan …tarih ve …sayılı e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; …Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 1999-2003 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 07.04.2000, 03.10.2000, 18.05.2001, 05.09.2002, 20.03.2003, 18.02.2004, 30.06.2004, 04.01.2005, 25.01.2005, 16.08.2005 tarihlerinde şirkete tebliğ edildiği, borcun süresi içinde ödenmediği, şirket adına 16.07.2009 ve 25.05.2015 tarihlerinde verilen mal bildirimlerinde şirketin hiç bir mal varlığının bulunmadığının bildirildiği, şirket tarafından 2011 yılında tüm borçlarının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığı, idarece kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 26.10.2015 tarihinde davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emirleri düzenlendiği, bu ödeme emirlerine karşı açılan davada …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kamu alacağının süresi içinde ödenmemesi sebebiyle dava konusu haciz işleminin tesis edildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile ara karar cevabı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinden; asıl borçlu şirketin 02.08.1993 tarihinde kurulduğu, 12.08.1999 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan yönetim kurulu kararıyla davacının yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, aynı kararda davacı içinde münferiden 3 yıl için imza yetkisi verildiği, 04.12.2000 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan kararda da davacının münferiden imza yetkisi verilen kişiler arasında sayıldığı, 21.07.2004 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan karar ile Yönetim Kurulu Başkanı …’ye münferiden 14.03.2006 tarihine kadar şirketi temsil yetkisi verildiği, bu tarihten sonra şirketin re’sen ticaret sicilinden silindiği 11.11.2014 tarihine kadar herhangi bir yetkilendirme yapılmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmekte ise de; şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği, şirket tarafından verilen 16.07.2009, 25.05.2015 tarihli mal bildirimleri ve 18.04.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma işlemleri nedeniyle zaman aşımının kesildiği görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu durumda, davacının ilgili dönemde asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisi bulunması, kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonucunda davacı adına düzenlenen ödeme emirleri üzerine borcun süresi içinde ödenmemiş bulunması sebebiyle kamu alacağının tahsili amacıyla davacının banka hesapları üzerine konulan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haciz işlemine esas vergi borçlarının doğduğu dönem itibariyle kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunmadığı, 2004 yılı öncesine ait bu borçların zamanaşımına uğradığı, şirket tarafından yapılan yapılandırma talebinin kendisi yönünden zamanaşımını kesmeyeceği, adına düzenlenen ödeme emirlerinin tarafına tebliğ edilmediğinden vergi borcunun usulüne uygun olarak kesinleşmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
…Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesapları üzerine uygulanan …tarih ve …sayılı e-haciz işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği, 62. maddesinde; borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde ise;, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun tahsil zaman aşımını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasında; amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının kesilmesi başlıklı 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ve amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zaman aşımının yeniden işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu e-haciz işleminin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve 18.02.2004, 30.06.2004, 04.01.2005, 25.01.2005, 16.08.2005 tarihlerinde tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanılarak tesis edilen kısmına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu e-haciz işleminin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve 07.04.2000, 03.10.2000, 18.05.2001, 05.09.2002, 20.03.2003 tarihlerinde tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanılarak tesis edilen kısmına gelince;
Uyuşmazlıkta; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 07.04.2000, 03.10.2000, 18.05.2001, 05.09.2002, 20.03.2003 tarihlerinde tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerinin tebliği ile birlikte ödeme emirleri içeriği amme alacakları yönünden tahsil zamanaşımı süresinin kesildiği, 07.04.2000 ve 03.10.2000 tarihlerinde tebliğ edilen ödeme emri içeriği amme alacağının 31.12.2005, 18.05.2001 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği amme alacağının 31.12.2006, 05.09.2002 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının 31.12.2007, 20.03.2003 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği amme alacağının ise 31.12.2008 tarihinde zamanaşımına uğradığı, şirket tarafından 16.07.2009 tarihinde mal bildiriminde bulunulduğu görülmüş ise de zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan mal bildirimin zamanaşımını söz konusu amme alacakları yönünden kesmeyeceği ve amme alacağının zamanaşımına uğraöış olmasından sonra 2011 yılında 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunulmuş olması zamanaşımına uğramış amme alacağını canlandırmayacağından, söz konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının zamanaşımına uğraması nedeniyle dava konusu e-haciz işleminin bu ödeme emirlerine isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle; anılan kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu e-haciz işleminin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve 07.04.2000, 03.10.2000, 18.05.2001, 05.09.2002, 20.03.2003 tarihlerinde tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanılarak tesis edilen kısmı yönünden BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA
3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan …TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım üzerinden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.