Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/566 E. , 2021/6029 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/566
Karar No : 2021/6029
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Astsubay olarak görev yapmakta iken ceza yargılaması nedeniyle açığa alınan davacı tarafından, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. bölümünün 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 926 sayılı Kanun’un 65. maddesi kapsamında açığa alındığı ve hakkındaki yargılamanın devam ettiği, 07/11/2019 tarihinde yapılan tebligatla, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapıldığını ve hakkında ceza yargılaması bulunması nedeniyle ikamet ettiği kamu konutundan tahliye edileceğini öğrendiği, salt hakkında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin yani sadece yargılanıyor olmasının konuttan çıkarılmak için yeterli kabul edildiği; ancak, hakkında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin doğrudan açığa alınmadığı, 926 sayılı Kanun’un 65. maddesinde idareye açığa alma yetkisi tanındığı, bu yüzden açığa alınmayarak görevine devam eden ve lojmanda oturmaya devam eden birçok personelin olduğu, davaya konu Yönerge değişikliğinde kamu yararı bulunmadığı, yargılanmakta olan personelin askeri kamplardan, orduevlerinden ve sosyal tesislerden faydalanabildiği düşünüldüğünde, aile hayatına saygı gereği bir nevi özel alan olan kamu konutundan faydalanamamasının hukuki dayanağının bulunmadığı; ayrıca, anılan Kanun’un 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, yargılandığı için açığa alınan personelin lojmanlardan faydalanmaya devam edeceği düzenlemesine yer verildiğinden dava konusu düzenlemenin Kanun’a açıkça aykırı olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 7. maddesinde konuttan çıkarılma sebeplerinin sınırlı sayıda ve açıkça belirlendiği, anılan Kanun maddesinde sayılan sebeplerden olmayan dava konusu düzenlemenin 2946 sayılı Kanun’a da aykırı olduğu, Kamu Konutları Yönetmeliği’nde de aynı sebeplerin sayıldığı, Yönetmeliğinin 14. maddesinin altıncı fıkrası ile Milli Savunma Bakanlığına verilen yetkinin, konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine ilişkin olduğu, konuttan çıkarılma hususunda yetki tanınmadığı, hakkındaki yargılamanın devam ettiği ve beraat edeceği, örgüt üyeliği suçlamasını soruşturmanın tüm aşamasında reddettiği ve Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanma gibi bir durumunun söz konusu olmadığı, buna rağmen lojmandan çıkarılmasının bir tür cezalandırma olduğu ve Anayasa ile korunan masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Kamu Konutlarından yararlanma hakkının özlük hakkı kapsamında olduğu, bu nedenle Anayasa’nın 128. maddesi gereğince kanunla düzenlenmesi gerektiği, nitekim Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen personelin 15 gün içerisinde lojmanı tahliye edeceği hususunun da yine Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlendiği, Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliği’nin tüm kamu kurum ve kuruluşlarında uygulandığı, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olmayan aynı durumdaki bir personel lojman hakkından yararlanmaya devam ederken, dava konusu düzenleme nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan personelin bu haktan yararlanamamasının eşitlik ilkesine de aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALI …NIN SAVUNMASI: Kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usul ve esaslar ile uygulamaya dair hususların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma ve İçişleri Bakanlığınca yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya bu bakanlıklara tahsis edilen kamu konutlarının tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine ilişkin esasların ise aynı Yönetmelik esas alınarak hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi ile düzenlendiği, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güvenlik ihtiyaçları ile tedbirleri ve kurumun özel durumunun da göz önünde bulundurulması açısından FETÖ/PYD ile mücadelede tedbir olarak öngörüldüğünden Yönerge’nin 4. bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasında 16/05/2019 tarihinde değişiklik yapılarak söz konusu değişikliğin aynı tarihte Bakan Oluru ile yürürlüğe konulduğu, ülkenin içinde bulunduğu süreç ve karşı karşıya kaldığı terör tehdidi nedeniyle söz konusu düzenlemeye uygun olarak yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, kanuni düzenlemelere aykırı olan dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Türk Silahlı Kuvvetlerine ait … Eğitim Merkezi Komutanlığı lojmanlarında ikamet etmekte olan astsubay Semih Karateke tarafından; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Astsubay olarak görev yapan davacının, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesi uyarınca açığa alındığı ve ceza mahkemesinde yargılamasının devam ettiği, davacıya 07/11/2019 tarihinde tebliğ edilen yazıyla, Milli Savunma Bakanlığı’nın 17/05/2019 tarihli emirleriyle MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapıldığı ve Yönergenin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasına, “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder……” hükmünün ilave edildiği belirtilerek, ikamet ettiği konutu 22/11/2019 tarihine kadar tahliye etmesi gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından, konuttan tahliyesine dayanak yapılan MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 3. maddesinde, kamu konut türleri ve konut tahsisine ilişkin düzenlemeler yer almış, maddenin son fıkrasında, konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği, Kanun’un “Oturma süreleri” başlıklı 4. maddesinde de, özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği, sıra tahsisli konutlarda ise oturma süresinin beş yıl olduğu, ancak; bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka birinin olmaması halinde, belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebileceği hüküme bağlanmıştır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 2. maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmek amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “Konuttan çıkma” başlıklı 33. maddesinde, özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanların; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenlerin en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorunda oldukları kurala bağlanmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun, açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği 65. maddesinin (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Hukuk düzenimizde normlar hiyerarşisi; Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici (karar, tebliğ, sirküler, esaslar, genel emir, tarife, ilke kararı, yönerge, talimat ve genelge gibi) işlemler olarak sıralanmakta ve denetime esas hiyerarşi de bu şekilde kabul edilmektedir. Anılan hiyerarşinin anlamı, alt normun üst normlara aykırı hükümler taşıyamayacağıdır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla “açıklayıcı” hükümler taşıyan, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir ve idare tarafından, anılan düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. “Kanuni idare ilkesi” ve normlar hiyerarşisi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin bir kanuna dayanması, bu eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması, idarenin kanun ile kendisine verilen yetkiyi kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. İdarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak veya daraltacak bir biçimde kullanılamayacağı da idare hukukunun en temel ilkelerindendir.
Görevden uzaklaştırma (açığa alma); kamu görevlisi olma statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosu ile bağının kesilmesi sonucunu doğurmayan ve buna bağlı olarak anılan statünün devamı süresince statü kapsamında sağlanan haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı, bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatının sürdüğü ihtiyati bir tedbir olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde “konuttan çıkma” hallerinin sayılmak sureti ile gösterildiği, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesinin 1/f-1 alt bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan yararlanmaya devam edeceklerinin öngörüldüğü dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin Kanunla tanınan bir hakkı daraltıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; kamu görevlisinin Kanun ve yönetmelikle tanınan lojmandan faydalanma hakkının Yönerge değişikliği ile kaldırılması mümkün olmadığından, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 23/11/2021 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili Av. …’in duruşmaya geldiği, Danıştay Savcısı …’in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun’un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verilerek ve dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Astsubay olarak görev yapmakta iken ceza yargılaması nedeniyle açığa alınan davacı tarafından, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. bölümünün 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 140. maddesinde, “Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.”; 141. maddesinde, “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler… ” hükümlerine yer verilmiştir.
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:” başlıklı 65. maddesinde ise; “Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır:
…
f) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler…” hükmü getirilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi” başlıklı 4. bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmı ise şu şekildedir:
“A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.
…
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
…
Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz….”
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde 17/05/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile, “Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi” başlıklı 4. bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine; “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresi eklenmek suretiyle, anılan suçlar kapsamında haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin bulundukları konutu on beş (15) gün içerisinde tahliye edecekleri düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun hükümlerinden; görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurların sosyal haklardan yararlanmaya devam edeceği, benzer mahiyette 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na göre, açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların da lojmandan faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesinin (B) bendinde de, 926 sayılı Kanun’a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Oysa, aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde; bu bent kapsamında sayılan kamu görevlileri bakımından, göreve son verilme şartı aranmamış, görevden uzaklaştırılanların da kamu konutlarından tahliye edileceği ivedî bir tedbir olarak düzenleme altına alınmıştır.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için, göreve son verilme şartının öngörüldüğü, bu konuda açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmediği, dolayısıyla görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bu gerekçe ile kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, kanuni düzenlemelere aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. bölümünün 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.