Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/585 E. , 2021/5751 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/585
Karar No : 2021/5751
DAVACI : …’a vesayeten …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … (Mülga …) / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
3- … Valiliği / …
DAVANIN KONUSU :
25/10/2007 tarih ve 2089 sayılı Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü işlemi ile Ankara Valiliğinin Özel … Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezine hitaben yazdığı ve psikiyatrik rahatsızlığı olan hastaların kuruluşa kabul edilmemesi, bu özellikteki hastaların 1 ay içinde kuruluştan çıkartılmalarının sağlanması yolundaki … tarih ve … sayılı işleminin, …’ın Özel … Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezinden çıkartılmasına ilişkin kısmının ve bu işlemlerin dayanağı 03/09/1997 tarih ve 23099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliği’nin 27. maddesinin (c) bendinde yer alan “ruh sağlığının yerinde olduğu” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu yönetmeliğin ve işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyulmak suretiyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenecek vekalet ücretinin, davalı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 08/05/2012 tarih ve E:2008/2554, K:2012/2136 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/06/2015 tarih ve E:2013/495, K:2015/2603 sayılı kararıyla, esasa ilişkin kısmının onandığı, davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak, vekalet ücreti yönünden gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava; 25/10/2007 tarih 2089 sayılı Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü işlemi ile Ankara Valiliğinin Özel … Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezine hitaben yazdığı ve psikiyatrik rahatsızlığı olan hastaların kuruluşa kabul edilmemesi, bu özellikteki hastaların 1 ay içinde kuruluştan çıkartılmalarının sağlanması yolundaki 21/11/2007 tarih ve 22854 sayılı işleminin, …’ın Özel … Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezinden çıkartılmasına ilişkin kısmının ve bu işlemlerin dayanağı 03/09/1997 tarih ve 23099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin (c) bendinde yer alan “ruh sağlığının yerinde olduğu” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dairemizin, 08/05/2012 tarih, E:2008/2554, K:2012/2136 sayılı kararıyla; davalı idarenin dava konusu Yönetmeliğin yayımlanmasında yetkisinin bulunduğu hususunda duraksama bulunmadığından, bu yetki çerçevesinde yapılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı; … hakkında tesis edilen dava konusu işlemlere gelince; söz konusu kişinin yaşamını sürdürememesi sonucu sürekli takip ve kontrol altında bulunması gerektiğinden ve ayrıca Ankara’da ara yaş grubuna yönelik hizmet veren kuruluşun bulunmaması nedeniyle huzurevine kabul edilmesinin 04/07/2002 tarihli onay ile uygun görüldüğü, davacının anılan huzurevine kabul edildiği tarihten itibaren herhangi bir olaya sebebiyet vermediği, onay ile kabul işlemi sağlandığından anılan tarihte ilgilinin Yönetmelik çerçevesinde ruhsal sağlığı yönünden huzurevine kabulünün sakıncalı görüldüğüne dair bir işlem yapılmadığı, işleme dayanak gösterilen Yönetmelik maddesinin 1997 yılından beri ve işlem tarihinde de yürürlükte olmasına karşın idarece söz konusu Yönetmelik maddesini dayanak göstererek davacının bakımevine alınmaması gerektiğine yönelik bir saptamada bulunulmadığı, bu durumda, idarenin, ilgilinin huzurevine kabulünün sağlandığı onay tarihinden iki yılı aşkın bir süre sonra söz konusu Yönetmelik maddesi dayanak gösterilerek kuruluştan çıkarılmasının bildirilmesine dair tesis ettiği işlemde idari istikrar ilkesine ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Yönetmelik yönünden davanın reddine, davacı hakkında tesis edilen işlemlerin ise iptaline karar verilmiş, davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Anılan kararın iptale ilişkin kısmı ile reddedilen kısım nedeniyle lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından temyiz edilmesi sonucu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun; 11/06/2015 tarih ve E:2013/495 K:2015/2603 sayılı kararıyla Dairemiz kararının davalılardan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6. maddesi ile, idareleri idari yargı mercilerinde temsil etme yetkisi, hukuk birimi amirlerine, muhakemat müdürlerine, hukuk müşavirlerine ve avukatlara tanınmış; aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. maddesinde ise, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir. ” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 4. fıkrasında da idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği ancak Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; böylece Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dairemizin E:2008/2554, K:2012/2136 sayılı kararının verildiği 08/05/2012 tarihinde, 02/11/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlükte olduğu ve davalı Bakanlığın davasını hukuk müşaviri ile takip ettiği ve süresinde savunma verildiği halde davalı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Dairemizce dava hakkında verilen “kısmen iptal, kısmen ret” kararı kesinleştiğinden; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda “avukatlık ücreti” ile sınırlı olarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 21/12/2011 tarih ve 28149 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve kararın verildiği 08/05/2012 tarihinde yürürlükte bulunan 2012 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na verilmesine,
2. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyizen başvurulabileceğinin taraflara duyurulmasına, 23/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.