Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/7670 E. 2015/19982 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7670
KARAR NO : 2015/19982
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ : Uludere Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2012/58-2014/24

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, ecrimisil, meni müdehale, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, ecrimisil, meni müdehale, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak, üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek ve ağaçlara maktuen değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden taşınmazın 1040 m²’lik kısmına fiilen yol olarak el atıldığı,fen bilirkişisi raporunda harfiyat alanının 1890,60m2 olarak tespit edildiği, davacının harfiyat dökülen alan için davsını men’i müdahale ve kal olarak islah ettiği ve ıslah üzerine alının inşaat bilirkişisi raporunda ise harfiyat dökülü alanını 3816,53m² olarak belirlendiği ve bu alanının hükme esas alındığı anlaşıldığına göre;
1)16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre ” taşınmazına kamulaştırmasız el konulan şahıs ilgili kamu tüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, bu eylemli duruma razı olduğu takdirde taşınmaz değerinin tahsili davası da açabilir.” Bu durumda öncelikle;
Fen bilirkişisi ve inşaat bilirkişisi raporları arasında harfiyat dökülen alanın yüzölçümüne ilişkin çelişki açıklattırılıp giderildikten sonra mevcut hafriyat kaldırma masrafları ile taşınmazın arazi olarak kullanmaya elverişli hale getirilmesi için yapılacak giderler hesaplandıktan sonra, bunların toplam bedeli zemin bedelinden fazla olduğu takdirde zemin bedeline, aksi halde ise eski hale getirme bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın bitişiğinden yol geçtiği düşünüldüğünde, kamulaştırmadan arta kalan bölümünün yüzölçümü ve geometrik durumu göz önüne alındığında bu kısımda %5 oranında değer artışı olacağı düşünülmeden daha az oranda değer artışı kabul edilerek fazla bedel tespiti,
3-Davacı dava konusu taşınmazda paylı malik olduğundan tapununun davacının payı oranında iptaline karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.