Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/9481 E. , 2021/12812 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/9481
Karar No : 2021/12812
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) … Kalker ve Maden. İşl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …, Av….
2- (DAVALI)… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2- … Kalker ve Maden. İşl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 95.235,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 24/12/2013 tarih ve E:2012/4897, K:2013/10147 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 29/04/2019 tarih ve E:2019/4108, K:2019/3288 sayılı kararıyla tekrar bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/01/2021 tarih ve E:2020/9883, K:2021/731 sayılı kararıyla yeniden bozulması üzerine bozma kararına uyularak, “2872 sayılı Çevre Kanunu ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümleri uyarınca, özel veya resmi tüm kurum ve kuruluşların faaliyetleri sonucu ortaya çıkan hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının büyükşehir belediyelerinin gösterdiği ve izin verdiği yerler dışına dökülmesinin yasaklandığı ve bu yöndeki faaliyetler için gerekli izin ve belgelerin alınması yükümlülüğünün getirildiği, bununla birlikte, dava konusu işleme dayanak çevre denetim tutanağı, davacı şirketin imzaladığı alt yüklenici sözleşmesi ile çevre denetim tutanağında tespit edilen eylemin ‘yol yapım sözleşmesine konu çalışma alanı dışında gerçekleştiğine’ ilişkin davalı idarece yapılmış herhangi bir tespitin de bulunmadığı dikkate alındığında; işleme konu faaliyetin izinsiz olarak gerçekleştirildiğinden ve çevreyi kirletme sonucu doğurduğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davacı tarafından HMK 323. maddesi uyarınca vekalet ücretinin yargılama giderleri arasından sayıldığı, Avukatlık Kanununun 168. maddesinin yollama yaptığı Avukatlık Ücret Tarifesinin 5. maddesinde, hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukatın vekalet ücretinin tamamına hak kazanacağının belirtildiği, bu nedenlerle temyize konu Mahkeme kararının vekalet ücreti hükmedilmemesi kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu; davaya konu sahanın idarelerince izin verilmiş bir döküm sahası olmadığı, hafriyat dökümünün bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacıyla imzalanan ve çevreyi kirletme sonucu doğurmayan bir sözleşme kapsamında olması durumunda dahi, işe başlamadan önce büyükşehir belediyesinden gerekli izinlerin alınmasının zorunlu olduğu belirtilerek usul ve hukuka aykırı olan Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
1- Davacı tarafından temyizi istenilen Mahkeme kararının esas yönünden usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının vekalet ücreti yönünden yaptığı temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme Kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Madencilik İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ile Esenyurt Belediye Başkanlığı arasında “Esenyurt İlçesi içerisinde muhtelif cadde ve sokaklarda” yol yapımı çalışmasına dair 365 gün süreli 05/11/2009 tarihli “Yol Yapım Sözleşmesi” imzalanmış ve 09/11/2009 tarihinde Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından anılan şirkete yer teslimi yapılmıştır.
Davalı idare görevlileri tarafından düzenlenen 17/06/2010 tarihli tutanak ile; … plakalı kamyonla “… Mah., … Sokakta bulunan boş araziye” izinsiz olarak hafriyat toprağı döküldüğü tespit edilmiş ve bu tutanak dayanak yapılmak suretiyle davacı şirkete, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 95.235,00-TL para cezası verilmesinin üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı İdare İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, esastan sonuçlanan davadaki haklılık durumuna göre vekil marifetiyle temsil edilen taraf lehine, vekalet ücretine hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti haklı çıkan taraf lehine hükmedilir.
Bakılan davada, davanın ilk aşamasından itibaren davacı şirketin avukat vasıtasıyla temsil edildiği, davanın ilk başta Av. … tarafından açıldığı ve 22/07/2020 tarihine kadar adı geçen vekil tarafından takip edildiği, Av. … ‘un vekillikten istifasından sonra, 08/04/2021 havale tarihli dilekçeyle Av. …’nun dosyaya davacı vekili sıfatıyla vekaletname koyduğu, dolayısıyla davacı tarafın davanın başından itibaren avukat aracılığıyla davayı sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.