YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18339
KARAR NO : 2014/7419
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/07/2013
NUMARASI : 2013/503-2013/333
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/07/2013 tarih ve 2013/503-2013/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 26.05.2013 tarihinde müvekkil şirket adına 29, 30, 32. sınıflarda tescil edilmiş olan C.. markasının, davalı tarafından K.. şeklinde tescilsiz olarak kullanıldığını ve 32. sınıf emtialar için marka tescil başvurusunda bulunduğunu inceleme sürecinin devam ettiğini, davalının bu şekilde kullanımı ile iltibas ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men’ini, bu markayı taşıyan davalı ürünlerinin ve araç gereç gibi üretimde kullanılan vasıtaların toplatılmasını, ürünlerin imhasını ve şimdilik 1000 TL maddi, 10.000.00 TL manevi tazminatın 25.10.2011 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetki ve görev itirazında bulunarak, davacı markası ile müvekkillerinin markasının yazım ve marka şekli itibariyle birbirinden farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 13/11/2012 tarihinde verilen yetkisizlik kararı üzerine bu kararın temyiz edilmeksizin 18/11/2012 tarihinde kesinleştiği, dosyayı yetkili mahkemeye gönderme dilekçesinin ise davacı vekili tarafından 17/04/2013 tarihinde verildiği, dolayısıyla 2 haftalık sürenin aşıldığı, bununla birlikte dava dosyasının yetkili mahkeme olan Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderildiği ve 6100 sayılı kanunun 20. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek dava dosyasının yeniden mahkemeye intikal ettiği, yeni esas aldığı ancak HMK’nın 20. maddesine göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde taraflardan birinin bu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkeme’since verilen yetkisizlik kararı nedeniyle davacı vekili tarafından dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmuş, dosya yetkili mahkemeye gönderilmiş, ancak 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra yapılan talep nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/185 Esas – 2013/194 Karar sayılı davanın açılmamış sayılması kararında yargılama giderlerinin gönderme kararı veren mahkemece değerlendirilmesine dair verdiği karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğine göre, mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 20. maddesine dayalı olarak verilen davanın açılmamış sayılması kararıyla birlikte, davalı işbu davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına avukatlık ücretinin takdiri gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.