Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3679 E. 2014/6851 K. 08.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3679
KARAR NO : 2014/6851
KARAR TARİHİ : 08.04.2014

MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2013
NUMARASI : 2011/353-2013/62

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2013 tarih ve 2011/353-2013/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin eşi ve babası olan miras bırakanları Y. Ö. ile davalı sigorta şirketi arasındaki uzun süreli kredi koruma grup sigortası sözleşmesi uyarınca Y.Ö.’ın kullandığı kredinin sigorta örtüsü altına alındığını, Y. Ö.’ın 05.02.2011 tarihinde kroner arter hastalığı sebebi ile öldüğünü, poliçedeki riskin gerçekleşmesine rağmen davalı sigorta şirketince müvekkillerine ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle müvekkillerinin poliçeye konu kredinin alacaklısı V. D. Finansman A.Ş’ye ölümden sonra kalan bakiye 32.580,47 TL’yi ödedikleriniileri sürerek, bu miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mirasbırakanın ölüm nedeninin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, poliçenin tehlikeli hastalık dönemini teminat altına aldığını, tehlikeli hastalık sonucu ölmeyi teminat kapsamına almadığını, ölüm teminatının ise sadece kazaen ölüm durumlarını kapsadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kroner arter hastalığının tehlikeli hastalık olması nedeniyle bu hastalık döneminde sigortalının kredi borçları teminat altında olduğundan ve bu hastalıktan ölüm halinde bu teminatın haydi haydi var olduğunun kabulü hakkaniyet gereği olduğundan ve azı (hastalığın) teminat altında olanın çoğu da (o hastalıktan ölümün) teminat altında olduğundan ölümden sonraki sigorta teminatı kapsamında kalan bakiye kredi borcundan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.580,47 TL’nin faziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, poliçe teminat bedelinin sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf murislerin koroner arter hastalığı nedeniyle vefatının Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigortası kapsamında kaldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, vefat teminatının sadece kaza hali için öngörüldüğünü, söz konusu hastalığın tehlikeli hastalıklar teminatı kapsamında da değerlendirilemeyeceğini zira, söz konusu teminatın sadece hastalık dönemini kapsadığını, bu hastalıktan ölümün teminat dışı olduğunu savunmuştur. Dosya içindeki Uzun Süreli Kredi Koruma Sigortası Katılım Sertifikası ve Bilgilendirme Formu’nda 5 çeşit teminat sayılmış olup, bunlar kazaen vefat teminatı, kazaen tam ve daimi maluliyet teminatı, istem dışı işsizlik teminatı, geçici iş göremezlik teminatı ve tehlikeli hastalıklar teminatıdır. Tehlikeli Hastalıklar Teminatında, sigortalının sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceği belirtilmiş, son cümlesinde de “Sigortalının tehlikeli hastalık teminatından faydalanabilmesi için riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan yukarıda da tanımı yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekir” ifadesi yer almaktadır.
Davalı taraf gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sigortalının vefatının tehlikeli hastalıklar teminatı kapsamında bulunmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden yetersiz bilirkişi raporuna istinaden tehlikeli hastalık halinde teminat ödenmesi öngörüldüğüne göre, tehlikeli hastalıktan ölüm durumunun zaten teminat kapsamında sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda, sigortalının ölüm belgesine konu tüm tedavi evrakları incelenerek hastalık teşhis tarihi net olarak belirlenerek, söz konusu hastalık nedeniyle ölümün poliçedeki tehlikeli hastalık teminatı kapsamına girip girmediği tüm yönleriyle tartışılıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.