Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1088 E. 2014/2412 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1088
KARAR NO : 2014/2412
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/08/2013
NUMARASI : 2013/258-2013/258

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/08/2013 tarih ve 2013/258-2013/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, alacaklı banka ile borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borçlu şirket tarafından kullanılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtar gönderildiğini buna rağmen borcun ödenmediği, asıl borçlu şirket yararına borçlu Osman’ın taşınmazı üzerine 500,000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini ileri sürerek 599.214,70 TL olan alacaklarını teminen, kefil olan borçlular yönünden bu miktar üzerinden, asıl borçlu açısından 99.214,70 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alacak iddiasının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece alacağın yargılamayı gerektir reddine karar verilmiştir. İİK’nın ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarım ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf/boçlular arasında imzalanmış bulunan kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.