Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1089 E. 2014/2611 K. 14.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1089
KARAR NO : 2014/2611
KARAR TARİHİ : 14.02.2014

MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2013
NUMARASI : 2013/275-2013/275 D.İŞ.

Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.09.2013 tarih ve 2013/275-2013/275 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dışı asıl borçlu S. A.’un imzaladığı kredi genel sözleşmesi hükümleri uyarınca ticari krediler kullandığını, karşı taraf borçlunun ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlulara hesap kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, borçluların mal kaçırma ve kaçma hazırlığı içinde olduklarını, asıl borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, karşı taraf borçlu hakkında ise BK’nın 586. maddesi uyarınca genel haciz yolu ile takip yapılacağını ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz konusu alacağın borçlular S. A., H. K. ve ihtiyati haciz istenen R.. A.. yönünden alacağın ipotek ile garanti altına alındığı, ihtiyati haciz talep eden vekilince bu ipoteklerin paraya çevrilip çevrilmediğinin, çevrilmiş ise miktarının belirtilmediği, dosyaya sunulan delillerde ipoteği aşan bir kısmının bulunup bulunmadığının anlaşılmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK’nın 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile asıl borçlu S. A. arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin de müşterek borçlu ve müteselsil kefili bulunduğu kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. Hesabın kat edilmesi, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir. Asıl borçluya gönderilen ihtar borçlunun temerrüdünün yanı sıra 6098 sayılı TBK’nın 586’ncı maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından da gerekli bir unsurdur. Bu itibarla, TBK’nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talep edilebilceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefilin kefaletini temin etmek üzere tesis edilmediği, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği de göz önünde bulundurulduğunda, müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, yazılı gerekçe ile müteselsil kefil ile ilgili ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.