Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2878 E. 2014/9407 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2878
KARAR NO : 2014/9407
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/09/2013
NUMARASI : 2012/567-2013/444

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2013 tarih ve 2012/567-2013/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin, Birleşik Krallıkta bulunan E.. Ö.. gönderilmek üzere A. Türk Katılım Bankası Osmanbey Şubesi’nden 123 USD masraf ödeyerek W.. Union aracılığı ile 3.000 USD havale yaptığını, havale edilen paranın alıcı E.. Ö.. ödenmediğini, müvekkilinin ilgili banka şubesine defalarca müracaat etmesine rağmen bankanın, paranın karşı tarafa ulaşmamasından bir sorumlulukları olmadığını bildirdiğini, havaleyi alan bankanın hem acente olarak kendi sorumluğu olduğunu, hem de Westrn Union’u temsile yetkili olduğu için temsilci olarak sorumluluğu olduğunu ileri sürerek, 3.123 USD’nin havale tarihi olan 18/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, W.. Union’un hızlı para transferi sunan uluslar arası bir şirket olduğunu, Türkiye’deki acentelerinden birisinin müvekkili banka olduğunu, gönderim işlemi öncesinde davacıya olası dolandırıcılık işlemleri hakkında bilgi verildiğini, gönderilen paranın alıcısı tarafından çekilebilmesine yarayan ve yalnızca davacının bildiği 10 haneli MTCN numarasının davacıya teslim edildiğini, 19/04/2012 tarihinde müvekkili bankaya müracaat ederek, gönderimi yapılan paranın alıcısı tarafından alınamadığının iddia edilmesi üzerine, W.. Union tarafından davacının müracaatın, ödemin gerçekleşebilmesi için gerekli tüm bilgi ve belgelerin alıcı tarafından karşılandıktan sonra ödemenin yapıldığı, detaylı bilgi verilebilmesinin müşteri güvenliği nedeniyle mümkün olmadığı gerekçesiyle olumsuz yanıt verildiğini, müvekkili bankanın hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği havalenin W.. Union şirketi vasıtasıyla davalı bankanın şubesinden gönderildiği, davalı W.. Union şirketinin Türkiye Cumhuriyet içinde merkez ve şubesi bulunmayan yabancı bir ticari işletme olduğu, TTK’nın 117/3 maddesi gereğince Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez ve şubesi bulunmayan yabancı bir ticari işletme adına geçici de olsa yurtiçinde işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağı, bu. yasal nedenle yurtdışındaki yabancı şirkete izafeten yurtiçinde işlem yapana karşı dava açılması imkanının mevcut olduğu, dava konusu havalenin dava dışı E.. Ö.. gönderildiği hususu ihtilafsız olup, bu havale bedelinin ödendiğinin davalılar tarafından ispat edilemediği, zira davalı bankaya ait şube tarafından bu havalenin kabul edilip, gönderildiği, bu nedenle her iki davalının birlikte sorumluğuna hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.123 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek, döviz alacaklarına ilişkin yasal faizi ile birlikte, davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafça yapılan para gönderi işleminin, davalının acentesi olduğu kurumun kusuru nedeniyle usulüne uygun şekilde yapılmadığı iddiası ile tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkillinin, Birleşik Krallıkta bulunan E. Ö.. gönderilmek üzere A. Türk Katılım Bankası Osmanbey Şubesinden W..Union aracılığı ile 3.000 USD havale yaptığını, havale edilen paranın alıcıya ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Buna karşın, dosya içeriği itibariyle davalı bankanın diğer davalının acentesi konumunda olduğu, bu haliyle iddianın ileri sürülüş biçimi itibari ile bizatihi davalı bankanın kusurunada dayanılmadığı anlaşılmakla, 6762 Sayılı TTK’nın 119. maddesi uyarınca, davalı banka hakkında doğrudan dava açılamayacağı göz önüne alınmaksızın, davalı banka hasım gösterilmek suretiyle açılan davada kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2 – Öte yandan, mahkemece davalı banka hakkında W.. U.. şirketine izafeten açılan davada, dosya içeriği itibariyle davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, para gönderi işleminin kod numaralarını içeren şifreli bir sistem dahilinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktaysa da genel olarak sistemin nasıl işlediği, alıcıya yapılan ödeme ile birlikte imzasının alınıp alınmadığı, işlemlerin elektronik temelde yapılıp yapılmadığı hususları araştırılmamıştır. Bir başka anlatımla, para gönderimi işleminine şekilde gerçekleştiği, aşamaların nelerden ibaret olduğu, sisteme müdahale olanağının bulunup bulunmadığı, alıcıya yapılan ödemenin kanıtlanmasına yönelik olarak alıcının imzası dışında başkaca yöntem olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Her ne kadar, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor kapsamında sistemin işleyişine yönelik bir takım bilgiler verilmişse de söz konusu bilgiler gönderi prosedürüne ilişkin olarak hüküm verilmesine yeterli kabul edilebilecek detayları içermemektedir. Bu durumda, mahkemece değinilen hususlar üzerinde durularak, para gönderi işleminin ne şekilde gerçekleştiği ayrıntılı şekilde tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı A.B.. Türk A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.