Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3253 E. 2014/10036 K. 29.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3253
KARAR NO : 2014/10036
KARAR TARİHİ : 29.05.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2011/175-2013/184

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 tarih ve 2011/175-2013/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ek kararı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline tahsil edildiğinde kullanılan krediye mahsup edilmek üzere ciro edilen 27.02.2009 tarihli 75.000 TL bedelli çekin icra takibine konu edildiğini, icra takibi devam ederken dosyanın 6 aydan uzun bir süre işlemsiz bırakılması nedeniyle Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nce icranın geri bırakılması kararı verildiğini, söz konusu karar ile keşideci olan davalının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini, takip dosyasına 15.223,33 TL ödeme yapılmış olduğunu, müvekkilinin 59.776,67 TL asıl ve 29.467,76 TL faiz alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 89.244,43 TL’nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunmuş, çek bedelinin icra takibinden önce elden nakit olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çekin ibraz tarihi üzerinden 6 aylık zamanaşımı süresinin 28.08.2009 tarihinde dolduğu, çekin 04.09.2009 tarihinde takibe konulduğu, icra takibinde bir takım tahsilatlar yapılması nedeniyle bu haliyle zamanaşımı def’inden zımnen feragat edildiği, icra dosyasında son işlemin yapıldığı 24.03.2010 tarihine 6 aylık zamanaşımı süresi eklendiğinde çekin 24.09.2010 tarihinde zamanaşımına uğramış sayılacağı, davanın 23.05.2011 tarihinde 1 yıllık sürede açıldığı, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, ibranamenin her an için düzenlenebileceği, davalının yasal defterlerinin kapanış takdiklerinin bulunmadığı, çekin ödendiğine ilişkin kaydın dava tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 59.776,67 TL asıl alacak, 29.064,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 88.840,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi süresinde yapılmadığı gerekçesiyle ek kararla reddedilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Her ne kadar mahkemece davalı vekilinin temyiz istemi süresinde olmadığından bahisle reddedilmiş ise de, temyiz süresinin son günü olan 18.10.2013 tarihinin resmi tatile ve cuma gününe isabet ettiği, kararın ise 21.10.2013 pazartesi günü süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, 6762 sayılı TTK’nın 644. maddesine uyarınca açılmış, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalının zamanaşımı def’inin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK’nın 644. maddesine dayanılarak açılacak davanın çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir. Mahkemece karar verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 732/4. maddesi gereğince de bu süre çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıldır.
Somut olayda dava konusu çek 27.02.2009 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olup, 27.08.2009 tarihinde zamanaşımına uğramıştır. Buna göre yukarıda bahsedilen 1 yıllık zamanaşımı süresi de 27.08.2010 günü dolmuştur. İşbu dava ise 23.05.2011 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Bu itibarla, mahkemece zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde kanaatle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.