Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1269 E. 2014/8778 K. 08.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1269
KARAR NO : 2014/8778
KARAR TARİHİ : 08.05.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2010/5-2013/230

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2010/5-2013/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi kapsamında müvekkiline pos cihazı verildiğini, müvekkilinin sözleşme şartlarına tümüyle riayet etmesine rağmen davalı bankanın 25.12.2009 tarihinde üye işyeri hesabındaki 105.959,11 TL’ye usulsüz olarak bloke koyduğunu, banka tarafından sözleşmenin 8. maddesinin j bendi gerekçe gösterilmiş ise de, anılan maddeye aykırı bir işlemin söz konusu olmadığını ileri sürerek, blokenin kaldırılmasını ve müvekkilinin hesabında bulunan 105.959,11 TL’nin blokenin konulduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 24.12.2009 ve 25.12.2009 tarihlerinde davacının günlük kart cirosunda önceki dönemlere göre büyük bir artış gözlemlenmesi nedeniyle bu tarihteki işlemler sebebiyle otomatik ani ciro blokesi konulduğunu, bu iki günde yapılan işlemlerin kart hamillerine nakit sağlamaya yönelik olduğundan şüphelenildiğini, müvekkilinin sözleşmeden ve uluslararası charge back kurallarından kaynaklanan haklarını kullanması nedeniyle faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından 25.12.2009 tarihli işlemler şüpheli bulunduğundan yapılan araştırma sonuçlanıncaya kadar 56.807,68 TL’lik kısma bloke konulabileceği, kalan 49.151,43 TL’lik kısmın aynı gün serbest bırakılması gerektiği, yargılama safhasıda asıl alacak üzerindeki blokajın kaldırıldığı, uluslararası charge back kuralları gereğince bu tür işlemlerde asgari 120 gün itiraz süresi öngörüldüğü, banka tarafından uygulanan blokaj 114 gün sürdüğünden öngörülen sürenin aşılmadığı, bankanın 24.12.2009 tarihinde gerçekleştirilen işlemlerle ilgili şüpheli nitelendirmesi bulunmadığından bu miktara baştan blokaj koymasının banka tarafından yapılan bildirime göre hatalı olduğu, bu miktar için ticari faiz talep edilebilecekken meduat faizi üzerinden talepte bulunulduğu, konusuz kalan kısımla ilgili davalının eylemi sonucu dava açıldığı ve araştırma sonucu herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği gerekçesiyle, 105.959,11 TL üzerindeki blokaj kalktığından ve dava konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 49.151,43 TL’nin blokajda kaldığı süre için 1.228,11 TL’nin, blokajın kaldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, üye işyeri hesabında bulunan 105.959,11 TL üzerine konulan blokenin kaldırılması talebine ilişkindir. Bu tutar davacının işyerinde 24.12.2009 ve 25.12.2009 tarihinde yapılan işlemlerin toplam tutarıdır. Davacı tarafından durumun farkedilmesi üzerine bankadan blokenin kaldırılması talep edilmiş, bankaca 25.12.2009 tarihli işlemlerin riskli kabul edildiği, bu nedenle araştırma neticelenceye kadar hesaptaki tutara bloke uygulanacağı bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki “Kartlı Ödeme Sistemleri Sözleşmesi” nin 8/j maddesine göre bankanın yapılan işlemin detayları ile ilgili araştırma yapma ihtiyacı hissetmesi halinde, araştırma sonuçlanıncaya kadar üye işyerine söz konusu işlemlerle ilgili olarak ödeme yapmayacağı, ödeme yapılması halinde tutarın geri alınabileceği düzenlenmiş olup, bilirkişi raporunda 24.12.2009 tarihinde yapılıp 25.12.2009 tarihinde kayda yansıyan işlemlerin ortalama cirosunun, diğer günler ortalama cirosuna göre artış oranının % 3943, 25.12.2009 tarihinde yapılıp ertesi gün kayıtlara yansıyan işlemler için ise bu oranın % 9585 olduğu belirlenmiş ise de, mahkemece, davalı bankanın davacıya yaptığı bildirimde 25.12.2009 tarihinde yapılan işlemlerden şüphe duyulduğunu bildirmesine göre 24.12.2009 tarihli işlemlerle ilgili şüpheli nitelendirmesi bulunmadığından, bu kısma blokaj uygulanmaması gerektiği yönündeki yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı banka 105.959,11 TL üzerine bloke konulduğunu bildirmiş olup, davaya cevabında açıkladığı üzere 25.12.2009 tarihinde yapılan işlemlerin dışında 24.12.2009 tarihinde yapılan işlemlerin de şüpheli görüldüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı banka tarafından yapılan yazılı bildirimde sadece 25.12.2009 tarihli işlemlerden bahsedilmesi, işbu davada 105.959,11 TL tutarındaki blokenin haklı olup olmadığının araştırılmasında, davalının 24.12.2009 işlemleri de kuşkulu gördüğü ve işlem tutarına bloke koyduğu yönündeki savunmasının değerlendirilmesini engellemeyeceği gibi, bloke konulan tutar doğru beyan edildiğine göre, tarihte hata yapılması aleyhte hüküm kurulması için haklı bir gerekçe teşkil etmeyecektir. Bu nedenle hükmün 2 nolu bendinde 49.151,43 TL için faize hükmedilmesi ve kabule göre de faize faiz işletilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalıya yükletilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.