Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1538 E. 2014/2921 K. 19.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1538
KARAR NO : 2014/2921
KARAR TARİHİ : 19.02.2014

MAHKEMESİ : KIRIKKALE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2012/163-2012/432

Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2012/163-2012/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tarımsal kalkınma projesi kapsamında üyesi bulunduğu kooperatif aracılığı ile kullandığı kredileri davalı bakanlık nezdinde yapılandırdığını, yapılandırmanın ilk taksitinin vade günü olan 15/09/2011 tarihinden önce müvekkilinin defalarca diğer davalı bankaya taksit ödemesi için müracaat etmesine rağmen bankanın sisteminin tahsilata kapalı olması nedeniyle ödeme yapamadığını, son güne kadar sistemin tahsilata açılmadığını, sonradan öğrenildiği kadarıyla sistemin son gün birkaç saat tahsilata açıldığını ve orada bulunan iki üye dışındaki üyelerin müvekkili gibi taksiti yatıramadığını, müvekkilinin 20/09/2011 ve 07/10/2011 tarihlerinde toplam 6.690 TL yatırmasına rağmen yapılandırmasının bozulduğunu, buna davalıların kusurlu eylemlerinin neden olduğunu ileri sürerek öncelikle ilk taksitin süresinde yatırıldığının ve yapılandırmanın devam ettiğinin tespitine, bu talep kabul edilmez ise banka emanetinde bekletilen 6.690 TL’nın kredi borcundan düşülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, davacının kredi yapılandırmasının bozulmasında müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davacının süresi içerinde taksitini yatırmamasından dolayı yapılandırmanın bozulduğunu, sistemin tahsilata kapalı olmasının ise bankayı ilgilendiren bir husus olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, taksitin son gününde sistemin tahsilata açık olduğunu ve iki üyenin para yatırdığını, bununla beraber o tarihte vadesiz mevduat hesaplarında kredi taksit borcuna yeter miktarda para bulunan, ancak son gün taksitini yatıramamış olan üyelerin de mağdur edilmediğini, davacının süresinde taksitini yatırmadığı gibi vadesiz hesabında da para bulundurmadığını, sonradan yatırdığı paranın ise kredi borcu hesabından düşüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kredi yapılandırmasına konu ilk taksitini süresinde yatırmadığı, o gün sistemin tahsilata açık olduğu ve iki üyenin farklı saatlerde para yatırma işlemi gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı, bu nedenle ilk talebinin yerinde olmadığı, yine sonradan yatırdığı paranın ise kredi hesabından düşüldüğünün yargılama aşamasında anlaşıldığı,dolayısıyla ikinci talebinin de konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk taksitin süresinde yattığının ve yapılandırmanın devam ettiğinin tespiti talebinin reddine, diğer talebine yönelik davanın konusuz kalması nedeniyle bu talebe ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde terditli talepte bulunmuş olup, terdit yaptığı 6.690,00 TL’nin borcundan düşülmesi talebi konusunda davalı banka, davadan önce bu meblağın borçtan düşüldüğünü savunmuş olup, mahkemece bu savunma kabul edilmeyerek davacının yatırmış olduğu paranın dava esnasında borçtan düşüldüğü gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına karar verilmiştir. Ancak, mahkemece davalı bankanın savunmasına itibar edilmeyip dava esnasında davacının borcundan düşüldüğü kanaatine ne şekilde varıldığının açıklanmaması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının yatırdığı paranın davadan önce mi yoksa dava açıldıktan sonra mı davalı banka tarafından borca mahsup edildiği araştırılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.