YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13920
KARAR NO : 2014/2941
KARAR TARİHİ : 19.02.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/549-2013/67
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2013 tarih ve 2012/549-2013/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski unvanı A. Yem San. ve Tic. A.Ş. ile A. Gıda San. ve Tic. A.Ş’nin ortağı olup, A. A.Ş’nin TTK’nın 451. maddesi gereğince tasfiyesiz ihfisah ederek A. A.Ş. ile birleşmesine dair genel kurul kararı uyarınca birleşme neticesinde devralan şirketin yeni unvanının A. Gıda ve Yem San. Tic. A.Ş. olduğunu, ayni sermaye artırımı niteliğindeki birleşme sonucu sermayesinin 12.450.000 TL’ye yükseltildiğini, TTK’nın 404. maddesi uyarınca ayın karşılığı olan hisse senetlerinin, tescil tarihinden itibaren 2 yıl geçmedikçe ortaklar dahil herhangi bir üçüncü şahsa devrinin hükümsüz olmasına rağmen müvekkili tarafından henüz 2 yıl dolmadan şirketin %27,78 ortaklık payına tekabül eden 345.861 adet hissesinin davalı Akel Tekstil San. ve Tic. A.Ş’ye , %2.22 ortaklık payına tekabül eden 6.225 adet hissesinin davalı S.. İ..’a, %15’ine ortaklık payına tekabül eden 186.750 adet hissesinin davalı Y.. A..’e devredildiğini, müvekkilinin bu devirler karşılığında devralanlardan hiçbir bedel de almadığını, zira devralanların müvekkiline şirkete sermaye koyarak şirketin mali durumunun mükemmel hale getirilmesi vaadinde bulunduklarını ancak, vaatlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, müvekkilinin devralanlarla yaptığı hisse devir sözleşmelerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile kararın davalı A. Gıda ve Yem San. Tic. A.Ş’nin pay defterine işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, davacının bu davayı açmasının MK’nın 2. ve 3. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, TTK’nın 404. maddesinin kuruluşa yönelik bir madde olup, şirket birleşmelerinde uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının devrettiği payların ayni sermaye karşılığı çıkarılmadığı için TTK’nın 404. maddesine tabi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK’nın 404. maddesinin, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’da karşılığının bulunmadığı ve 6103 sayılı Kanun’un 2/a maddesi uyarınca da yürürlükte bulunan yasaya göre anılan madde hükmünde belirtilen yasağın ortadan kalktığı, yapılan işlem, eski yasa hükmüne göre mutlak butlana tabi olmakla birlikte, 6102 sayılı Yasa hükmü ile geçerli hale geldiği, devam eden çekişmede yeni yasanın açık hükmünün uygulanmasında bir sakınca bulunmadığı, öte yandan konu kamu düzenini ilgilendirdiğinden yeni hükmün geçmişe yürümesinin menfaatler dengesinin ve hakkaniyetin de gereği olduğu, davacının her iki şirketin ortağı ve yöneticisi olarak birleşmeleri yönetip, payları belirleme aşamasında haberdar iken iki yıllık devir yasağı bulunduğu yönündeki iddiasının iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 404. maddesine aykırılık nedeniyle hisse devir sözleşmelerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile kararın davalı şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK ve 6103 sayılı Yasa’nın 2/a maddesi uyarınca 6762 sayılı Yasa’nın 404. madde hükmünün işbu davada uygulama yeri kalmadığı ve davacının iyiniyetli de olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 2/1-a madde, fıkra ve bendinde “Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun hükümleri uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlık bakımından da davacı tarafından hisse devrinin yapıldığı ve işbu davanın açıldığı tarihte gerçekleştirilen sözleşmenin hukuki sonuçlarının 6762 sayılı Kanunun yürürlük döneminde doğması nedeniyle uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde 6762 sayılı TTK’nın 404. madde hükümlerinin tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.