YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14409
KARAR NO : 2014/5397
KARAR TARİHİ : 20.03.2014
MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2012
NUMARASI : 2010/292-2012/125
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2012 tarih ve 2010/292-2012/125 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. V.. G. D.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin halı ticareti ile uğraşmakta olup, uzun zamandan beri davalı firma ile yaptığı taşımacılık sözleşmesi uyarınca kendisine gelen halıların teslimini veya kendisinin sattığı halıların başka illerdeki halı ticareti ile uğraşan kişilere gönderilmesini sağladığını, ancak 16.09.2010 tarihli taşıma kargosuna konu halılardan bir kısmının ilgili yerlere teslim edilmediğini, teslim edilmeyen halılara ilişkin olarak davalıya bir çok kez müracaat edilip, 03.11.2010 tarihli yazı ile de davalı şirketin genel müdürlüğüne müracaat edilmesine rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin halı sahiplerinin zararlarını karşılamak zorunda kaldığını, bu suretle müvekkilinin toplamda 170.000,00 TL zarara uğradığını, bu konuda kusuru ve sözleşmeye aykırı davranışı bulunan davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin müracaat tarihi olan 03.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında yapılan ıslah ile dava değeri 160.000,00 TL artırılarak toplam 170.000,00 TL’nin dava dilekçesindeki koşullarla davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında müvekkili şirketin personelinin isim ve imzasının olmadığını, davacı tarafça sunulan imzanın müvekkili şirket personeline ait bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette kaybolduğunu iddia ettiği 15 adet halının içeriği hakkında teslim sırasında herhangi bir beyanın yer almadığını, davacının dava konusu halıları müvekkili şirkete teslim ettiğini ispatlamak zorunda olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili tarafından davanın malları teslim alan davalı şirketin acentesi olan H.. S..’a ihbarının istenmesi üzerine ihbar edilen H.. S.. verdiği cevabında, dava konusu ürünleri taşıyan kargo şirketinin Trabzon Şubesi’nin ticari vekili olduğunu, dava konusu malların davacı tarafından sahibi bulunduğu şubeye 16.09.2010 tarihinde teslim edildiğini, aynı gün tarafından Trabzon aktarmaya teslim edilerek sevkinin yapıldığını, daha sonra çuvallardan bir tanesinin kaybolduğunu, kendisinin aktarmaya malı teslim edene kadar sorumluluğunun bulunduğunu, aktarmaya teslim edildikten sonra meydana gelen zarardan kendisinin sorumluluğunun olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu halıların davalı şirkete teslim edildiğinin kesin olarak kanıtlandığı ancak daha sonra kaybolduğu ve davacıya iade edilmediğinin anlaşıldığı, bilirkişi kurulu raporuyla da davacının zararının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava ve ıslah dilekçelerine göre toplam 170.000,00 TL’nin davalı şirketten alınmasına, 10.000,00 TL’sine dava tarihinden, geri kalan 160.000,00 TL’sine ise ıslah tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalının taşınmasını üstlenerek teslim aldığı halıların bir kısmını taşıma esnasında kaybetmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, davalının yetkili acentesine taşınmak üzere sevk irsaliyesi ile teslim ettiği ve sevk irsaliyesinde özellikleri belirtilen halıların bir kısmının alıcılarına teslim edilmediğinin, taşınması esnasında kaybolduğunun anlaşılması karşısında davacının kaybolan halılar nedeniyle uğradığı zararın davalı tarafından tazmini gerekmektedir. Bu durumda öncelikle davacının söz konusu kayıp olayı nedeniyle uğradığı zarar tespit edilmelidir. Davacı, kaybolan halılar nedeniyle halı sahiplerinin zararlarını ya halı vermek ya da nakit para ödemek suretiyle karşıladığını, bu şekilde toplamda 170.000,00 TL zarara uğradığını ileri sürmüş ise de bu zararı kanıtlayıcı yönde bilgi, belge ve makbuzları ortaya koymadığı gibi davadan önce el yazısı ile hazırlanarak davalıya verilen kayıp halıların değerleri de gösterilmek suretiyle hazırlanan listede, sonuçta kaybolan halılardan kaynaklanan zarar 84.300,00 TL olarak belirtilmiştir. Bu durumda, davacının kaybolan halılar nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararını kanıtlamaya yönelik bilgi ve belgeleri sunması, sunduğu deliller değerlendirilerek uğradığı zararın tespit edilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde hiçbir inceleme yapılmaması yerinde olmadığı gibi davacının zararını 84.300,00 TL olarak belirtmesine rağmen bilirkişiler tarafından hiçbir dayanağı olmadan belirlenen fiyat tablosuna göre hesaplanmış 180.440,00 TL esas alınarak yazılı şekilde davacının istemi olan 170.000,00 TL’ye hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.