YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15898
KARAR NO : 2014/7486
KARAR TARİHİ : 16.04.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2013
NUMARASI : 2012/191-2013/139
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2013 tarih ve 2012/191-2013/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18,563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı I.San. ve Tic. Ltd. Şti. gönderileni olduğu malların, üç konişmento tahtından iki gemi ile davacının acentesi olduğu dava dışı şirket tarafından, Hindistan’dan İzmir’e deniz yolu ile taşındığını, geminin varış yerine gelmeden davacının, davalı gönderilene varış ihbarnamesinde bulunduğunu, gemilerden birinin limana 15.04.2009, diğerinin ise 30.04.2009 tarihinde yanaşmasına rağmen anılan davalı tarafından 02.07.2009 tarihinde teslim alındığını, davalının bu süre için işleyen demuraj bedellerini, faturaların tebliğine rağmen ödemediğini, diğer davalının da malların teslimi ancak ordino belgesinin kendisine teslimi ile yapabilecekken davalının buna aykırı hareket ederek malları teslim ettiğini ve davacının emtia üzerinde rehin, hapis hakkını kullanmasını engellediğini, davalı gönderenin demuraj bedelini ödemeden malları teslim almasına neden olduğunu, davacı ile aralarındaki ardiye sözleşmesi gereğince davacının zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek 5.064 USD demuraj bedelinin davalılardan faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı I. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının demuraj bedeli talep edemeyeceğini, malların geç teslimine davacının sebep olduğunu, davacının, yasada bu konuda bir düzenleme olmamasına rağmen, orjinal konişmentonun davalı tarafından kendisine ibrazını ve ordino belgesi alınmasını talep ettiğini, ibraz edilmeyince de emtianın tescil işlemi için gerekli olan özet beyan numaralarının verilmediğini, en son özet beyan numaralarının Gümrük İdaresi’nden temin edilerek tescil işlemlerinin yapıldığını ve malın teslim alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, Gümrük Yönetmeliği’ne göre, diğer davalı tarafından ibra edilen orjinal konişmento diğer belgelerle karşılaştırılıp, kontrol edildikten sonra emtianın diğer davalıya teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı taşıyanın acentesi olduğu, taşıyan ve ya davacının İzmir Limanı’na gelen tüm malları Gümrük İdaresi’ne bildirmek zorunda olduğu, taşıyanın ve acentesinin yükleme limanında tanzim edilen konşimentoyu ibraz eden yetkili hamile malı teslimle yükümlü bulunduğu, gönderilenin taşıyan veya acentesine konişmentoyu ibraz ederek yetkili hamil olduğunu ispatlaması gerektiği, ancak bundan sonra taşıyan veya acentesinin Liman İşletmesi’ne vereceği talimatla malları teslim alabileceği, deniz yoluyla taşımalarda, malın bir limandan diğer limana taşınması sonucunda gemide teslim (FIO) kaydı yoksa, gemi varma limanına ulaştığında taşıyan veya acentesinin, liman idaresine başvurarak taşınan yükün boşaltma limanında gönderilene (vasıtalı- vasıtasız zilyetliğine geçirilmesiyle) teslimini sağladıklarını yani boşaltmayı takiben gönderilen hazır değilse teslim edilecek malın Liman İdaresi’ne bırakıldığını, Liman İdaresi’nin taşıyanın yardımcısı konumunda bulunduğu ve ancak taşıyanın veya acentesinin talimatı ile malı teslim edebileceği, somut olayda davalı gönderilen konşimentonun davacı acenteye ibraz ederek malları teslim alması gerekirken bunu yapmayarak malların geç teslimine neden olduğunu, diğer davalının da davacı acentenin talimatı olmadan malları teslim ettiği bu suretle davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.064 USD’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, demuraj alacağına ilişkin olup, davacı, taşıyanın acentesi olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Davacının taşıyanın acentesi olduğu mahkemenin de kabulündedir. Zaman itibariyle olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 119. maddesine göre acente, aracılıkta bulunduğu veya akt ettiği mukavelelerle ilgili her türlü işlemi yapar ve bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente ancak acentesi olduğu kişiye izafeten dava açabilir. Ancak somut olayda davacı acente davayı, taşıyana izafeten değil, kendi adına açmış, demuraj alacağının da kendisine ödenmesini talep etmiştir. Bu itibarla, mahkemece de davacının taşıyanın acentesi olduğu kabul edildiğine ve davaya konu demuraj alacağının da taşıyana ödendiği iddia ve ispat olunmadığına göre, davanın, davacının aktif dava ehliyeti olmadığı nazara alınarak reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair, davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair, davacının tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.