Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6081 E. 2014/9039 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6081
KARAR NO : 2014/9039
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2008/851-2013/99

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 tarih ve 2008/851-2013/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 06.01.2003 tarihli protokol imzaladığını, protokol uyarınca davalı şirketin aldığı işlerdeki net hakedişlerden %7 oranında ücretin müvekkiline verileceğinin, müvekkilinin yaptığı işler nedeniyle avans alacağının, her üç ayda bir yapılacak hesap sonunda avansın mahsuplaşılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı şiketin hesap görmeye yanaşmayıp cüzi miktarlarda avans ödemesinde bulunduğunu, davalıya noter marifetiyle ihtara gönderilmesine rağmen davalının ihtara cevap vermediği gibi ödeme de yapmadığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla 6.000,00 TL’nin ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, bu dava ile birleşen davada ise; müvekkilinin, davalı şirketin %10 oranında ortağı olduğunu davalının şirket faaliyetleri hakkında bilgi vermediği gibi kar payı da dağıtmadığını, bu konuda çekilen ihtara cevap vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 6.500,00 TL’nin ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının şirket ortağı olmasına karşın şirket faaliyetleriyle ilgilenmediğini, şirkete maddi kaynak sağlamayıp ödemede bulunmadığını, kendine ait iş yerinde yasak olmasına rağmen müteahhitlik ve taahhüt işlerini yürüttüğünü, davalının yürüttüğü işler nedeniyle bir takım borçlarının şirketçe ödendiğini, davalının eylemleri nedeniyle şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı yapı denetim firmasının faaliyetinin durdurulmasında faaliyetinin bir yıl süre ile yasaklanmasında bir katkısı bulunmamasına karşın 4708 sayılı Yasa’nın 3. maddesine aykırı olarak görevi esnasında müteahhitlik yaptığı, bu nedenle alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava yönünden uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 06.01.2003 tarihli protokol hükümleri uyarınca şirket hakedişlerinin net %7’si oranında alacağın tahsiline, birleşen dava yönünden ise şirketin %10 hissedarı olan davacının şirket faaliyetleri nedeniyle edinilen kardan hissesine tekabül eden kar payı oranının tahsili istemine ilişkindir. Temyize konu gerekçeli kararda mahkemece birleşen dava yönünden bir inceleme yapılmadığı gibi bu dava nedeniyle olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Asıl dava yönünden ise, davalının protokolde davacıya yüklenilen edimlerin davacı tarafından yerine getirilmediği ve bu nedenle davacının ücrete hak kazanamayacağına ilişkin savunması ile bu savunma ile birlikte protokol gereğince ödenmesi kararlaştırılan ücretin protokolde davacı tarafından yerine getirilmesi öngörülen hizmetler karşılığında hak edilmiş olacağı hususları gözetilerek, dosyada mevcut hakedişler ve diğer bağlı belgeler de incelenmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak hüküm tesisi gerektiği halde yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacının ortaklık sıfatına dayalı kar payı alacağına yönelik birleşen davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.