YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5770
KARAR NO : 2014/12661
KARAR TARİHİ : 02.07.2014
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2011/88-2013/289
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2013 tarih ve 2011/88-2013/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin 1999 yılından beri faaliyetinin durduğunu, şirket makine ve ekipmanlarının satıldığını, şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 6762 sayılı TTK’nın 434. maddesi gereğince infisahına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/449 değişik iş sayılı dosyası ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin 7.833,68 m2 ölçüsünde 3.000 m2 kapalı alana sahip fabrikasının bulunduğu, fabrikanın o tarihteki değeri, şirketin ana sözleşmedeki amacı ve ticaret sicil dosyasına göre şirketin faaliyetine devam etmesi, dikkate alınarak şirketin amacını gerçekleştirmesinin imkansız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK’nın 434. maddesi gereğince anonim şirketin infisah ettiğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının diğer delillerinin yanında delil olarak bildirdiği Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/449 D.İş sayılı dosyası hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmişse de, işbu dava 25.04.2005’te açılmış olup, mahkemece dava tarihinden yaklaşık 4 yıl önce yapılan keşif ve sonrasında davalı şirketin 4 yıl önceki durumu hakkında görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.